Posterior enstrümantasyon yapilan hastalarda intravenöz PCA ve epidural kataterin postoperatif analjezi üzerine etkilerinin karşilaştirilmasi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2013

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MUHAMMET AHMET KARAKAYA

Danışman: Haci Ahmet ALICI

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Biz bu çalışmamızda posterior enstrümantasyon yapılan hastalarda intravenöz PCA ve epidural kataterin postoperatif analjezi kalitesi üzerine etkisini karşılaştırıp hangisinin daha efektif olduğunu tespit etmeyi amaçladık. Ayrıca bu iki yöntemin hasta memnuniyeti, motor blok oranları, yan etki oranları ve hemodinami üzerine etkisini karşılaştırmayı amaçlamaktayız. Materyal ve Metod: Bu çalışma Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Hastanesinde elektif torakal veya lomber posterior enstrümantasyon uygulanan, ASA 1-2 grubu, 18-65 yaş arasında 60 olgu üzerinde gerçekleştirildi. Çalışmaya alınacak olgular hasta isteğine göre iki gruba ayrıldı. (Grup 1; iv. PCA grubu n=30, Grup 2; Epidural PCA grubu n=30). Tüm olgularda anestezi indüksiyonu için i.v. 2 mg/kg propofol, 2 µg/kg fentanil, 1mg/kg lidokain, 1 mg/kg roküronyum kullanıldı. Anestezi idamesi %45 O2 + %55 N2O içinde %1-3 sevofluran ile sağlandı. Grup 1 (iv. PCA grubu, n=30) hastalara postoperatif derlenme odasında patient controlled analgesia cihazı (PCA) 10 µg/mL konsantrasyonda fentanil olan mayiden 75 µg yükleme, 20 µg/saat bazal infüzyon, 20 µg bolus, 10 dakika kilitli kalma süresi şeklinde ayarlandı. Grup 2 (epidural PCA grubu, n=30) olgulara operasyonun sonunda halen epidural mesafe görülüyorken beyin cerrahı tarafından cildin sağlam bölgesinden touhy iğnesi yardımıyla epidural katater epidural mesafeye yerleştirildi. Operasyon sonrası derlenme odasında olgulara %0,1 lik bupivakain + 2 µg/mL fentanil karışımı hazırlanarak, (PCA) cihazı 10 mL yükleme dozu, 10 mL/saat bazal infüzyon, 10 mL bolus, 45 dakika kilitli kalma süresi şeklinde ayarlandı. Her iki gruptaki olguların postoperatif 1. 2. 4. 8. 12. 16. 20. 24. 30. 36. 42. 48. saatlerdeki ağrıları Vizüel Analog Skalası (VAS) kullanılarak ve motor blokları Bromage Skalası kullanılarak değerlendirilip kaydedildi. Aynı ölçüm noktalarında hasta memnuniyeti (0=Kötü, 1=Orta, 2=İyi, 3=Çok iyi, 4=Mükemmel), olguların sistolik ve diastolik kan basıncı ve nabız değerleri değerlendirilip kaydedildi. Bulantı, kusma ve kaşıntı gibi yan etkileri değerlendirilip kaydedildi. Olguların 48 saat sonunda toplam rescue analjezi sayısı, opioid ve lokal anestezik gereksinimi kaydedildi. Her iki grupta olguların demografik özellikleri, operasyon süreleri, istatistiksel olarak karşılaştırıldı. Ayrıca her bir grup içinde Vizüel Analog Skalası skorlarının sistolik ve diyastolik kan basıncı ve nabız değerleri üzerine etkisi değerlendirildi. Bulgular: Her iki grupta yaş, ağırlık ve cinsiyet açısından gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark yoktu (P>0.05). Her iki grupta olguların operasyon süreleri birbirine benzerdi(P>0.05). Postoperatif 1, 2, 4 ve 8.ve 16. saatlerde Grup 2?deki Vizüel Analog Skalası skorları Grup 1?deki değerlere göre istatistiksel olarak anlamlı şekilde düşüktü (p?0.05). Hasta Memnuniyeti Skorları karşılaştırıldığında; postoperatif 1, 2, 4, 8, 12, 16, 20, 24, 30, 36, 42 ve 48.saatlerde Grup 2?deki (epidural PCA grubu, n=30) hasta memnuniyeti skorları Grup 1?deki (iv. PCA grubu, n=30) değerlere göre istatistiksel olarak daha yüksekti (P?0.01). Hiçbir olguda motor blok saptanmadı. Olguların sistolik ve diyastolik arter basınçları ve nabız değerleri ile Vizüel Analog Skalası skorları arasında korelasyon saptanmadı (P>0.05). Bulantı ve kusma gibi yan etkiler her iki grupta benzer orandaydı(P>0.05). Rescue analjezi sayısı Grup 1?de (iv. PCA grubu, n=30) istatistiksel olarak anlamlı şekilde yüksekti(P?0.01). Sonuç: Efektif postoperatif analjezi sağlayan, ciddi yan etkisine rastlamadığımız, hasta memnuniyetinin ileri derecede yüksek olduğu ve hemodinami üzerine olumsuz etkisini görmediğimiz epidural PCA tekniği, torakal veya lomber posterior enstrümantasyon yapılan hastalarda, tercih edilebilir, güvenli yöntemlerden biri olduğu kanaatindeyiz.