Geç preterm, erken term ve term yenidoğanların doğum sonrası hastaneye yatış oranları ve kısa dönem takip sonuçları


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2018

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: AYŞE SENA DÖNMEZ

Danışman: Kadir Şerafettin TEKGÜNDÜZ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

ÖZET Geç Preterm, Erken Term ve Term Yenidoğanların Doğum Sonrası Hastaneye Yatış Oranları ve Kısa Dönem Takip Sonuçları Giriş ve Amaç: Geç preterm yenidoğan 34-36. gestasyon haftasında, erken term yenidoğan ise 37-38. gestasyon haftasında doğan bebekler olarak tanımlanmaktadır. Ülkemizde ve dünyada 39. gestasyon haftasındaki doğumların artışı önemli bir halk sağlığı sorunu oluşturmaktadır. Geç preterm ve erken term bebekler, term bebeklerle karşılaştırıldığında morbidite ve mortalite açısından daha yüksek risk taşımaktadırlar. Uzun dönemde ise her iki grupta büyüme bozukluğu, okul başarısında azalma ve psikolojik sorunların ortaya çıkabileceği unutulmamalıdır. Bu çalışmanın amacı; term bebekler referans alınarak geç preterm ve erken term bebeklerdeki neonatal morbidite ve mortalite nedenlerini araştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Hastanemizde 34-42. gestasyon haftaları arasında doğan 1000 yenidoğan çalışmamıza alındı. Bebekler; anne yaşı, doğum ağırlığı, APGAR skorlaması, yardımcı üreme tekniği, doğum şekli, doğum sonrası canlandırma ihtiyacı, ailenin gelir düzeyi, anne sütü alma oranı, hastaneye yatış oranı, mekanik ventilatör ihtiyacı, sarılık gelişip gelişmemesi, ortalama ölçülen bilirubin değerleri, fototerapi ihtiyacı, hastanede kalış süresi, hipoglisemi, hipotermi gelişip gelişmemesi açısından değerlendirildi. Bulgular: Çalışmaya 274 geç preterm, 370 erken term, 356 term bebek dahil edildi. Doğum ağırlıkları açısından gruplar arası anlamlı farklılık tespit edildi (p<0,001). Term bebekler referans alındığında sezaryen oranı geç pretermlerde 1,7 kat, erken termlerde 1,4 kat daha fazlaydı. Doğum sonrası canlandırma ihtiyacı en fazla geç pretermlerde oldu. Doğum ağırlığının azalmasının canlandırma ihtiyacını arttırdığı tespit edildi (p<0,011). Gruplar arası hastaneye yatış oranları karşılaştırıldığında term bebekler referans alındığında geç pretermlerde 9,4 kat, erken termlerde ise 4,4 kat yüksek bulundu. Hastaneye yatış nedenleri arasında en sık yatış nedeni solunum problemleriydi. Oksijen ihtiyacı en fazla olan grup geç pretermlerdi. Yatan hastalarda mekanik ventilatör ihtiyacı geç pretermlerde term bebeklere göre 2,9 kat, erken termlerde term bebeklere göre 1,6 kat daha fazlaydı. Noninvaziv ventilasyon ihtiyacı ise term bebekler referans alındığında geç pretermlerde 2,2 kat, erken term bebeklerde 1,3 kat daha yüksek tespit edildi. Hiperbilirubinemi en fazla geç preterm bebeklerde tespit edildi. Fototerapi ihtiyacı term bebeklere göre erken termlerde 3,2 kat, geç pretermlerde 3,1 kat daha yüksek tespit edildi. Tartışma ve Sonuç: Geç preterm bebekler ve erken term bebekler fizyolojik immatüriteleri göz önünde bulundurularak değerlendirilmelidir. Morbidite ve mortalite açısından daha fazla risk taşıdıkları unutulmamalıdır. Otuzdokuzuncu gestasyon haftası öncesinde gerçekleşecek doğumlar için tıbbi endikasyon olmadığı sürece doğum planlanmamalıdır. Anahtar Kelimeler: Geç preterm, erken term, neonatal morbidite