Acil Servise Renal Kolik Ağrısı ile Başvuran Hastalarda Deksketoprofen Trometamol ve Tramadolün Tek Başına ve Birlikte Uygulanmasının Doku Perfüzyonu Üzerindeki Etkisinin End Tidal Karbondioksit Ölçümü ile Değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: GÜLBAHAR DEMİR
Danışman: Mevlana Gül
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Acil Servise Renal Kolik Ağrısı ile Başvuran Hastalarda Deksketoprofen Trometamol ve Tramadolün Tek Başına ve Birlikte Uygulanmasının Doku Perfüzyonu Üzerindeki Etkisinin End Tidal Karbondioksit Ölçümü ile Değerlendirilmesi Giriş: Renal kolik, acil servislerde sık karşılaşılan ve şiddetli ağrıya neden olan ürolojik acillerden biridir. Bu tablo, yalnızca ağrı kontrolü değil; aynı zamanda hemodinamik ve metabolik denge açısından da etkili yönetim gerektirir. Analjezik ajanların doku perfüzyonu üzerindeki etkilerini değerlendirmek, optimal tedavi seçimini yönlendirebilir. Bu çalışmada, farklı analjezik protokollerinin fizyolojik parametreler üzerindeki etkilerinin araştırılması amaçlanmıştır. Materyal Metot: Bu prospektif gözlemsel çalışmaya; Kasım 2024 ve Nisan 2025 tarihleri arasında Atatürk Üniversitesi Acil Servisi'ne yan ağrısı ile başvurup yapılan muayene ve tetkiklerle renal kolik tanısı alan toplam 102 hasta dahil edilmiştir. Hastalar, yalnızca deksketoprofen trometamol (DKT), yalnızca opioid (Tramadol) ve kombinasyon (DKT+ Tramadol) olmak üzere 3 tedavi grubuna ayrılmıştır. Hastaların acil servis başvurularındaki demografik verileri, vital değerleri ve ETCO2 ölçümleri bir forma kaydedilmiştir. Verilerin grup içi ve gruplar arası değerlendirilmelerinin istatiksel analizi SSPS 25.0 programı ile yapılmış ve gruplar arası karşılaştırmalarda parametrik testler kullanılmıştır. DKT, tramadol ve DKT+tramadol verilen gruplar arasında farklı analjezik kullanımı 0., 30. ve 60. dakikalarda ölçülen ETCO2, nabız, sistolik tansiyon, diastolik tansiyon ve saturasyon düzeylerinde anlamlı bir değişiklik yapmamıştır (p=0.493, p=0.736, p=0.615, p=0.395 ve p=0.254 sırasıyla). Farklı analjezik kullanımının 0.ve 60. dakikalarda ölçülen pH, bikarbonat, PCO2, laktat ve baz açığı üzerinde bir etkisinin olmadığı belirlenmiştir (; p=0.227, p=0.647, p=0.266, p=0.722 ve p=0.472 0.dk için sırasıyla; p=0.190, p=0.099, p=0.465, p=0.448 ve p=0.115 60.dk için sırasıyla). Her üç grupta da laktat düzeyleri anlamlı düzeyde düşüklük göstermekteydi (p=0.003, p=0.008, p=0.001). Sonuç: Tedavide DKT, tramadol ve DKT+tramadol kullanımının doku perfüzyonunda ETCO2 düzeyleri arasında anlamlı farklılık göstermediği bulundu. Tramadolün doku perfüzyonunu ve satürasyonları kısa vadede bozmadığı belirlendi.