Yoğun bakım ünitesinde sepsis tanısı almış hastalarda tromboelastometri yöntemi ile koagülasyon profilinin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2014
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ERKAN CEM ÇELİK
Danışman: Nazim DOĞAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Yaptığımız çalışmada sepsis tanısı almış yoğun bakım hastalarında oluşabilen, kanama diyatezi problemlerinin bir kanama profili değerlendirme yöntemi olan tromboelastometri yöntemi ile değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Araştırmaya, Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Yoğun Bakım Ünitelerine, Aralık 2012-Aralık 2013 tarihleri arasında kabul edilen ve sepsis tanısı alan 50 hasta ile normal populasyon içerisinde koagülasyon profilinde bozukluk olmayan 50 sağlıklı gönüllü dahil edildi. Sepsis grubuna dahil edilen hastalara veya hastaların yakınlarına ve kontrol grubuna dahil edilen gönüllülere yapılacak çalışma anlatılarak bilgilendirilmiş onam formları dolduruldu. Hastalar iki gruba ayrıldı. Grup S (n=50; Grup S), Yoğun Bakım Ünitelerinde sepsis tanısı konmuş hastalardan oluşturuldu. Grup K (n=50; Grup K), normal populasyon içerisinde kanama profilinde bozukluk olmayan sağlıklı gönüllülerden seçilerek oluşturuldu. Grup K ve Grup S'den kan örnekleri, sepsisli grupta sepsis tanısının konulduğu gün ve bir gün sonrası ilk seçenek radial arter olmak üzere arteriyal sistem üzerinden, kontrol grubundan ise 2 gün ard arda ilk seçenek antekübital bölge olmak üzere venöz sistem üzerinden tüm çalışılacak parametreler için 10 cc olarak alındı. Alınan kan numuneleri ile Hb (hemoglobin), Hct (hemotokrit), Plt (trombosit), PT (protrombin zamanı), aPTT (aktive parsiyel tromboblastin zamanı), INR (uluslararası normalleştirme oranı), PCT (prokalsitonin), CRP (c-reaktif protein) ve ROTEM cihazında çalışmak üzere ilgili kan tüplerine konuldu. Numuneler ilgili laboratuar birimine gönderildi. Sitratlı tüplere konulan ve ROTEM cihazı ile çalışılacak numuneler ile üretici firmanın önerileri doğrultusunda ile ölçümler yapıldı. Grup S ve Grup K arasında bakılan 1. ve 2. gün klinik verileri incelendiğinde SAB (Sistolik kan basıncı), DAB (Diyastolik kan basıncı) ve OAB (Ortalama kan basıncı) değerleri arasındaki farkın istatistiksel olarak çok çok anlamlı olduğu görüldü. Grup S'de ise 1. ve 2. gün arasında bakılan klinik veriler incelendiğinde SVB (Santral venöz basınç), PaO2/FiO2 (Parsiyel oksijen basıncı/Fraksiyone oksijen basıncı) değerleri arasında istatistiksel olarak herhangi bir farklılık bulunmazken, OAB değerleri arasındaki farkın istatistiksel olarak anlamlı olduğu, SAB ve DAB değerleri arasındaki farkın ise istatistiksel olarak çok çok anlamlı olduğu bulundu. Grup S ve Grup K arasında 1. ve 2. gün laboratuar verileri karşılaştırıldığında, bakılan Hb (Hemoglobin), Hct (Hematokrit), WBC (Lökosit), Plt (Platelet sayısı), PT (Protrombin zamanı), INR (International normalized ratio), aPTT (Aktive paresiyel tromboblastin zamanı), PCT (Prokalsitonin) ve CRP (c-reaktif protein) testlerinin sonuçları incelendiğinde her iki grup arasında farkın istatistiksel olarak çok çok anlamlı olduğu görüldü. Grup S'de ise 1. ve 2. gün arasında bakılan laboratuar verileri karşılaştırıldığında ise bakılan Hb, Hct, WBC, Plt, aPTT, PCT ve CRP testlerinin sonuçları arasında istatistiksel olarak herhangi bir farklılık bulunmazken, PT ve INR testlerinin sonuçları arasındaki farkın ise istatistiksel olarak anlamlı olduğu bulundu. Grup S ve Grup K arasında bakılan 1. ve 2. gün FIBTEM parametreleri karşılaştırıldığında 1. gün CT değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlılık mevcut iken, bakılan 2. Gün CT, 1. ve 2. gün CFT, α, A10, A20 ve MCF değerleri arasındaki farkın istatistiksel olarak çok çok anlamlı olduğu görüldü. Grup S'de bulunan hastaların 1. ve 2. gün FIBTEM parametreleri karşılaştırıldığında ise CT, CFT, α, A10, A20 ve MCF değerleri arasında istatistiksel olarak herhangi bir farklılık bulunmadı. Grup S ve Grup K arasında bakılan 1. ve 2. gün INTEM parametreleri karşılaştırıldığında 1. gün α, A10 ve A20 değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlılık mevcut iken, bakılan 1. ve 2. gün CT, CFT ve MCF ile 2. gün α, A10 ve A20 değerleri arasındaki farkın istatistiksel olarak çok çok anlamlı olduğu görüldü. Grup S'de bulunan hastaların 1. ve 2. gün INTEM parametreleri karşılaştırıldığında ise CT, CFT, α, A10, A20 ve MCF değerleri arasında istatistiksel olarak herhangi bir farklılık bulunmadı. Grup S ve Grup K arasında bakılan 1. ve 2. gün EXTEM parametreleri karşılaştırıldığında 1. ve 2. gün CT değerleri arasında istatistiksel olarak herhangi bir fark bulunmazken, bakılan 2. gün CFT ve 1. ve 2. gün A10 değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlılık mevcut idi. Geriye kalan 1.gün CFT, 1. ve 2. gün α, A20 ve MCF değerleri arasındaki farkın istatistiksel olarak çok çok anlamlı olduğu görüldü. Grup S'de bulunan hastaların 1. ve 2. gün EXTEM parametreleri karşılaştırıldığında ise CT, CFT, α, A10, A20 ve MCF değerleri arasında istatistiksel olarak herhangi bir farklılık bulunmadı. EXTEM ölçümünde ki CT parametresi dışında tüm ROTEM parametrelerinde istatistiksel olarak etkilenme tespit edilmiştir. Bu sonuç sepsis kliniğinde görülen trombositopeni ve fibrinojen düzeylerindeki azalmaya bağlandı. Ayrıca bakılan EXTEM ölçümünde ki CT parametresi ve INTEM ölçümünde ki CT parametreleri sonucunda intrensek yolakta istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar tespit edilir iken, ekstrensek yolak üzerinde istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar tespit edilememiştir. Bu sonuç sepsis kliniğinin daha çok intrensek yol üzerinde etkisi olduğunu göstermiştir. Anahtar kelimeler: Tromboelastometri, sepsis, yoğun bakım