Yanıklı hastalarda yüzeysel sürüntü ve kantitatif doku biyopsi kültürü örneklerinin karşılaştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Temel Tıp Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2009

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: METE KORAY VURAL

Danışman: Selahattin ÇELEBİ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Yanıklar tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de ölümlerin önemli bir kısmını oluşturmaktadır. Yanıklarda ölümlerin çoğunluğu yanık doku infeksiyonuna bağlı sepsis diğer infeksiyon komplikasyonları ve inhalasyon hasarlarına bağlıdır. Bu hastalarda cildin mekanik bütünlüğünün bozulması, yaygın immün supresyon ve yanık alanlarındaki nekrotik dokular ile birlikte serum proteinleri mikroorganizmaların yerleşmeleri ve üremeleri için uygun ortam oluştururlar. Bu nedenle özellikle büyük yanıklarda çok çeşit ve sayıda bakteriyel kolonizasyon görülebilmektedirYüzeyel sürüntü örnekleri ile izole edilen mikroorganizmalar yanık yüzeyinde kolonize olup yanlışlıkla etken olarak değerlendirilmekte ve dolayısıyla tedavinin yönlendirilmesi sırasında yanlış sonuçlar doğurabilmektedir.İnvaziv yanık dokusu infeksiyonu ve buna bağlı sepsis gelişme riski konusunda önemli ipuçları veren kantitatif doku biyopsi kültürü örnekleri asıl infeksiyon etkenini tespit etmede daha güvenilir bir yöntemdir.Bu çalışmanın amacı, hastanemiz yanık ünitesinde yatan hastalardan alınan yüzeyel sürüntü örnekleri ile kantitatif doku biyopsi kültürü örneklerinin sonuçlarını karşılaştırmaktır.Çalışmamızda Mayıs 2008- Mart 2009 tarihleri arasında Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Hastanesi Yanık Ünitesinde yatmakta olan yaşları 1- 71 arasında değişen 74'ü kadın 86'sı erkek olmak üzere 160 hastadan eş zamanlı olarak sürüntü, ve doku biyopsi örneği alarak kültürleri yapıldı. Hastaların ortalama yaşları 10.5 (1- 71 yaş arası), hastanede ortalama yatılan gün sayısı 19 (3- 108 gün arası), ortalama yanık yüzeyi alanı da %24.2 (%8- 54 arası) idi. Sürüntü örneklerinden 10 ve üzeri koloni tespit edilenler ve biyopsi örneklerinden 105'in üzerinde koloni tespit edilenler kültür pozitif olarak değerlendirildi.Çalışmamızda yanıkların büyük çoğunluğunu %55 gibi oldukça yüksek bir oranla sıcak su ve süt gibi sıvıların dökülmesine bağlı haşlanma yanıkları oluşturuyordu, alev ve tandır yanıklarının sayısı eşitti (31 hasta, %19.4), en az oran ise elektrik yanıklarına aitti (10 hasta, %6.2).Çalışmamızda yanık yarasından alınan yüzeyel sürüntü örneklerinin %48'inde (77 hasta) üreme saptandı. En sık izole edilen mikroorganizma 15 (%9.3) ile Pseudomonas aureginosa idi, onu Koagülaz negatif stafilokok (14-%8,8), Enterobacter aerogenes (8-%5),Enterococcus spp. (5-%3.1), Candida spp. (4-%2.5) ve Esherichia coli (3-%1.9) takip ediyordu.Biyopsi kültürlerinin ise 31 tanesinde (%19.4) üreme oldu en sık izole edilen mikroorganizma burada da Pseudomonas aureginosa (14-%8.8) idi onu Enterobacter aerogenes (8-%5), Acinetobacter spp. (3-%1.9), Candida spp. (2-%1.3) ve Enterococcus spp. (1-%0.6) takip ediyordu.Sonuç olarak infeksiyonun varlığını araştırmak için kullandığımız sürüntü sonuçlarının bize invaziv yanık yarası infeksiyonu etkeni yerine daha ziyade yanık yüzeyinde kolonize olan mikroorganizmaları gösterdiği, kantitatif doku biyopsi kültürü sonuçlarının ise invaziv yanık yarası infeksiyonunun tespitinde daha sağlıklı sonuçlar verdiği tespit edilmiştir.