Görünür ve Görünmez Şiddet: McDonagh’ın The Beauty Queen of Leenane, The Lieutenant of Inishmore ve The Pillowman Oyunlarına Žižek ve Girard Okuması


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, İngiliz Dili Ve Edebiyatı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Esma SEÇEN HINISLIOĞLU

Danışman: Mehmet Fikret Arargüç

Özet:

Bu çalışmanın temel amacı çağdaş İrlanda tiyatrosunun önde gelen isimlerinden Martin McDonagh’ın The Beauty Queen of Leenane (1996), The Lieutenant of Inishmore (2001) ve The Pillowman (2003) adlı oyunlarını, Slavoj Žižek’in şiddet tipolojisi ve René Girard’ın mimetik arzu kuramı çerçevesinde oyun metinlerini merkeze alan nitel bir çözümleme yöntemiyle analiz etmektir.

Çalışmanın kuramsal çatısı bu iki temel eksene dayanmakla birlikte, şiddetin sosyolojik ve psikolojik katmanlarını çözümlemek amacıyla Hobbes, Arendt, Foucault, Galtung, Bourdieu, Freud ve Miller gibi farklı disiplinlerden gelen kuramcıların yaklaşımlarıyla zenginleştirilmiştir. Bu kuramsal çeşitlilik, tek bir bütünlüklü model kurma iddiası taşımamakta; şiddetin farklı düzlemlerini görünür kılmaya yönelik bilinçli ve eleştirel bir çerçeve olarak ele alınmaktadır. Araştırmanın evrenini Martin McDonagh’ın tiyatrosu oluşturmakta; inceleme, şiddetin farklı düzlemlerini temsil etmeleri nedeniyle üç oyunla sınırlandırılmaktadır.

Bu çalışmanın analiz bölümünde ilk olarak The Beauty Queen of Leenane oyunu üzerinden, şiddetin ev içi alanlarda gündelik ilişkiler içine nasıl sızdığı ve anne–kız arasındaki mimetik bağın nasıl işlediği metin çözümlemesi yoluyla incelenmektedir. İkinci aşamada ise, The Lieutenant of Inishmore bağlamında, usta-gösterenlerin (master-signifiers) aşınarak etkisini yitirmesi ele alınmakta ve kutsalın geri çekildiği post-modern dünyada kurban mekanizmasının artık bir toplumsal arınma (katharsis) üretmediği tartışılmaktadır. Son aşamada ise, The Pillowman aracılığıyla, totaliter bir baskı düzleminde anlatı ile gerçek arasındaki sınırların bulanıklaşarak nasıl edimsel (performative) bir şiddet biçimine dönüştüğü ve bunun sonucunda, öznenin simgesel düzenin krizi içinde gerçekleştirdiği radikal etik eylem (the act) boyutu çözümlenmektedir.

Sonuç olarak, bu tez, McDonagh dramaturjisindeki şiddetin yalnızca bir şok estetiği olmadığını öne sürmekte; aksine modern özneyi kuşatan sistemik ve mimetik tıkanmaların bir sonucu olarak ortaya çıktığını ileri sürmektedir. Bu doğrultuda çalışma, şiddetin hem toplumsal yapılarda hem de bireysel ilişkilerde nasıl kurulduğunu inceleyerek, çağdaş tiyatro literatürüne disiplinlerarası ve özgün bir metodolojik katkı sunmayı amaçlamaktadır.