Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Hastanesinin yoğun bakım ünitelerinde yatmakta olan hastalarda gelişen hastane enfeksiyonları, etkenleri, antimikrobiyal duyarlılıkları ve mortalite üzerine etkileri
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BİLGEN BORULU
Danışman: Mehmet PARLAK
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç Çalışmamızda Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesindeki Anestezi, Dahiliye, Nöroloji, Genel Cerrahi ve Ortopedi yoğun bakım ünitelerinde (YBÜ) gelişen hastane enfeksiyon (HE) türleri, etken mikroorganizmalar, direnç paternleri ve risk faktörlerini inceleyerek mortalite üzerine etkilerinin belirlenmesi amaçlandı. Yöntem YBÜ'lerde 1 Haziran 2019 – 30 Kasım 2019 tarihleri arasında HE tanısı konulan hastalar prospektif olarak değerlendirildi. Demografik veriler, üreyen patojenlerin türleri, direnç oranları kaydedildi. Değişkenlerin mortalite üzerine etkisi incelendi. Bulgular YBÜ'lere yatan 1078 hastanın 81 tanesinde 165 HE tanımlandı. HE gelişenlerin yaş ortalaması 65,2 ± 15,7 iken, ölenlerin yaş ortalaması 67,5 ± 15,3 ile anlamlı olarak daha yüksekti (p=0,028). Risk faktörlerinden kronik obstrüktif akciğer hastalığı, konjestif kalp yetmezliği, mekanik ventilasyon ve endotrakeal entübasyon varlığının mortalite üzerine etkisi anlamlı bulundu (p=0,047, p=0,047, p=0,04, p=0,002). Yoğun bakım hastalarında HE gelişme durumunun mortalite üzerine etkisi anlamlı bulundu (p< 0,001). En sık görülen enfeksiyon türleri kateter ilişkili kan dolaşım enfeksiyonu (%41,8), ventilatör ilişkili pnömoni (%22,4) ve kateter ilişkili üriner sistem enfeksiyonu (%20) olarak saptandı. En sık izole edilen gram negatif bakteriler Acinetobacter spp., Klebsiella pneumonia ve Pseudomonas aeruginosa idi. Gram pozitif bakteriler içinde Enterococcus spp. ilk sırayı aldı. Antibiyotik dirençleri değerlendirildiğinde Acinetobacter suşlarında karbapenem direnci %100 bulundu. Escherichia coli suşlarında ise meropenem ve imipenem direnci saptanmazken seftriakson direnci %84,3 idi. Enterokoklarda vankomisin direnci saptanmadı. Sonuç HE'lerin kontrolü için sürveyans çalışmaları ile her merkezin kendi florasını, etken mikroorganizmaları ve antibiyotik duyarlılıklarını takip etmesi önemlidir. Bu durum ampirik tedavide doğru antibiyotik kullanımını sağlayacaktır. YBÜ'lerde enfeksiyon kontrol standartlarına uyumun artırılması ve gereksiz invaziv girişimlerden kaçınılması gerekmektedir. Bu şekilde morbidite ve mortalite artışına neden olan HE'lerde azalma sağlanabilir.