Kronik hastalıklara sahip olmanın COVID-19'un morbidite ve mortalitesi üzerine etkilerinin araştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: AYŞENUR KARA
Danışman: Mustafa Bayraktar
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmada, COVID-19 pozitif hastalardan, hipertansiyon, obezite, hiperlipidemi, dislipidemi veya diyabetes mellitus gibi kronik hastalıklara sahip olmanın ve ilaç kullanımının, COVID-19 morbidite ve mortalitesi üzerine etkilerinin araştırılması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Retrospektif olarak, kronik hastalığı olan ve olmayan, COVID-19 testi pozitif hastaların dosya ve arşiv bilgileri taranmıştır. Hastaların demografik özellikleri, kronik hastalıkları, kronik hastalıklarına yönelik kullandıkları ilaçlar, hastane yatış ve kalış süreleri ve hastane çıkış durumları (şifa veya haliyle taburcu) araştırılarak, kronik hastalıkları olmayan hastalarla karşılaştırılmıştır. Bulgular: Çalışmamıza dahil edilen hastaların yaş ortalaması 46,7 ve %60,5'i erkek idi. Hastaların %22,4'ünde obezite, %21,4'ü hipertansiyon (HT), %17,6'sı korner arter hastalığı (KAH), %11'inde ise diabetes mellitus (DM) mevcuttu. Kronik hastalığa sahip olan bireylerin yaş ortalaması daha yüksek, boyları daha kısa, kilo, bel çevresi ve vücut kitle indeksi (VKİ) daha fazlaydı. Evli ve dul olanların bekar olanlara göre kronik hastalık sıklığı daha fazla idi. Eğitim seviyesi arttıkça kronik hastalık sıklığı azalmakta idi. Kronik hastalığa sahip hastalarda hospitalizasyon, komplikasyon gelişimi, entübasyon ve mortalite oranları daha yüksekti, yoğun bakım ve servis yatış oranları ve süreleri kronik hastalığı olmayanlara göre daha uzundu. HT hastalarında hospitalizasyon, tromboembolik komplikasyon ve mortalite oranlarını artmış, yoğun bakım yatış oranları anlamlı derecede yüksek bulunmuştur. ACEİ kullanan hastalarda kardiyak, tromboembolik komplikasyon ve mortalite oranlarını yüksek iken, ARB kullanan hastalarda hospitalizasyon, solunumsal, enflamatuar komplikasyonlar ve sekonder enfeksiyon oranlarını yüksek olarak saptandı. KKB kullanan hastalarda hospitalizasyon ve sekonder enfeksiyon oranları yüksekti, beta bloker kullanan hastalarda tromboembolik komplikasyon, diüretik kullanan hastalarda ise solunumsal ve enflamatuar komplikasyonlarda ve mortalitede artış saptandı. x DM tanılı hastaların servise yatış süreleri daha uzundu. DM'si olan hastaların hospitalizasyon ve kardiyak komplikasyon oranları anlamlı derecede yüksekti. İnsülin kullanan hastalarda kardiyak komplikasyonlarda istatistiksel olarak anlamlı derecede artış vardı, fakat oral anti-diyabetik kullanan hastalarda anlamlı artış saptanmadı. Kardiyak komplikasyonlar hiperlipidemili hastalarda anlamlı derecede yüksekti. Obezitesi olan hastaların servis yatış süreleri anlamlı derecede daha uzundu, hospitalizasyon ve tromboembolik komplikasyon oranlarında artış saptandı, fakat diğer parametrelerle herhangi bir ilişki bulunamadı. KAH olan hastalarda hospitalizasyon, komplikasyonlardan solunumsal, kardiyak, tromboembolik, nörolojik ve sekonder enfeksiyon oranları yüksek olarak saptandı. Antitrombotik kullanan hastaların servis yatış süreleri anlamlı derecede uzundu. Anti-iskemik tedavi alan hastalarda ise yalnızca solunumsal, kardiyak komplikasyon ve sekonder enfeksiyon oranları yüksekti. Hipotiroidi tanılı hastaların yoğun bakım yatış süreleri daha uzundu. Astım/KOAH'ı olan hastaların yaş ortalamaları ve VKİ'leri daha yüksek, yoğun bakım yatış süreleri anlamlı oranda daha uzundu, hospitalizasyon, solunumsal ve enflamatuar komplikasyon oranları yüksek saptadık. İnhale kortikosteroid tedavisi almakta olan astım/KOAH tanılı hastaların hospitalizasyon, entübasyon, özellikle solunumsal komplikasyon oranlarında artış saptadık. Lökotrien resptör antagonisti (LRA) kullanmayan hastalarda solunumsal komplikasyonlar yüksekken, kullanan hastalarda anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. Fakat LRA kullanan hastalarda mortalite oranları daha yüksek bulundu. Teofilin ve antikolinerjik tedavi alan hastalarda entübasyon oranları yüksek bulundu. Teofilin, antikolinerjik ve İKS tedavisi alan hastaların yoğun bakım, B2A kullanan hastalarınsa servis yatış süreleri daha uzundu. Sonuç: Erkek cinsiyet, ileri yaş ve kronik hastalığa sahip hastalarda hospitalizasyon, komplikasyon gelişimi, entübasyon ve mortalite oranları daha yüksek olarak saptanmıştır. Kronik hastalığı olan hastaların yoğun bakım ile servis yatış süreleri ve oranları daha yüksektir. Anahtar Kelimeler: COVID-19, kronik hastalık, mortalite, morbidite, kronik hastalık yönetimi