Pulmoner hipertansiyonlu hastalarda sol atriyum ve sol ventrikül fonksiyonlarının ekokardiyografik olarak değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2003

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: NURİ KÖSE

Danışman: Mahmut AÇIKEL

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

38 ÖZET Pulmoner hipertansiyonda esas olarak sağ kalp fonksiyonları etkilenmesine rağmen ventriküler interaksiyondan dolayı sol kalp fonksiyonları da etkilenmektedir. Pulmoner hipertansiyonlu hastalarda sol atriyum ve sol ventrikül fonksiyonlarının değerlendirildiği yeterli sayıda çalışmaya rastlanmamıştır. Bu çalışmanın amacı kronik obstrüktif pulmoner hastalığa sekonder gelişen pulmoner hipertansiyonda standart ekokardiyografîk yöntemlerle birlikte doku Doppler görüntüleme yöntemini kullanarak sol ventrikül sistolik ve diyastolik fonksiyonları ile sol atriyum fonksiyonlarım değerlendirmek ve elde edilen parametrelerin pulmoner hipertansiyonla ilişkisini araştırmaktır. Bu çalışmaya, iyi ekokardiyografîk görüntü kalitesine sahip 40 pulmoner hipertansiyonlu hasta (ortalama yaş: 60.85±7.47 yıl) dahil edildi. Kontrol grubunu olarak benzer yaş grubundan 20 sağlıklı gönüllü alındı. Hasta ve kontrol grubuna standart ekokardiyografi ve pulsed wave doku Doppler inceleme yapıldı. Bütün hastaların solunum fonksiyon testleri ve kan gaza analizleri değerlendirildi Tüm hastalarda sağ kalp kateterizasyonu ile pulmoner arter sistolik basıncı ölçüldü. Pulmoner arter pik sistolik basıncının 30 mmHg'dan büyük olması pulmoner hipertansiyon olarak tanımlandı. Pulmoner hipertansiyon grubundaki hastalarda kontrol grubuna göre sağ ventrikül (p<0.OOl) ve sağ atriyum (p<0.OOl) diyastolik çaplan genişlemiş, ventriküler septum (p<0.OOl) ve sol ventrikül arka duvar kalınlığı (p<0.OOl) artmış olarak bulundu. Diğer taranan hasta grubunda sol ventrikül diyastolik çapı (p0.OOl) ve diyastol sonu volümü (p<0.05), sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu (p<0.01) ve sol ventrikül stroke volümü (p<0.01) azalmış olarak bulundu.39 Pulmoner hipertansiyon grubundaki hastalar kontrol grubundan daha düşük mitral E velositesi (p<0.01), E/A oranına (p<0.001), lateral mitral anüler Em velositesi (p<0.001) ve Em/ Am oranına (p<0.001), daha yüksek pulmoner ven AR velositesi (p<0.05) ve lateral mitral anüler Am velositesine (p<0.01) ve daha uzun izovolümetrik relaksasyon zamanına (İVRT) (p<0.05) sahiptiler. Korelasyon analizinde, sistolik pulmoner arter basıncı ile PaC02 (r = 0.43), İVRT (r - 0.44) ve S/D (r = 0.43) parametreleri arasında pozitif korelasyon bulundu. Pulmoner arter sistolik basıncı ile sol ventrikül stroke volüm (r = -41), sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu (r = -38), E/A oram (r = -0.34), Em (r = -0.57), Em/Am oranı (r = -0.41) ve Sm (r = -0.35) değerleri arasında ise negatif korelasyon saptandı. Pulmoner arter sistolik basıncı ile en iyi korelasyon gösteren parametre Em olarak bulundu (pO.001). Sonuç olarak, kronik obstrüktif pulmoner hastalığa sekonder gelişen pulmoner hipertansiyonlu hastaların transtorasik ekokardiyografik değerlendirilmesinde sol ventrikül sistolik, diyastolik ve sol atriyum fonksiyonlarının etkilendiği tespit edilmiştir. Sol ventrikül sistolik, diyastolik fonksiyonları ve sol atriyum fonksiyonlarındaki bozukluk ile pulmoner hipertansiyon düzeyleri arasında yakın ilişki mevcuttur.