Akne rozaseada hastalık şiddeti ile CRP/albümin oranı ve diğer inflamatuar kan parametreleri arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Tıp Fakültesi, DERİ VE ZÜHREVİ HASTALIKLAR ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: AHMET ONUR SOĞUKSU

Danışman: Erdal PALA

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş: Rozasea simetrik fasial eritem, inflamatuar papül ve püstüller ve telenjiektazilerle karakterize olan sık görülen bir cilt hastalığıdır. Rozasea patogenezi ile ilişkili çok sayıda intrinsik ve ekstrinsik faktör bulunmaktadır, bunlardan birisi de inflamasyondur. Rozasea tanısı klinik belirti ve bulguları temel almaktadır, ancak hastalığın tanısı ve şiddetinin değerlendirilmesinde objektif laboratuvar parametrelere ihtiyaç vardır. Bu çalışmanın amacı inflamatuar parametrelerin rozasea tanısı ve şiddetindeki rolünün gösterilmesidir. Yöntem: Çalışmaya 60 rozasea hastası ve 60 sağlıklı kontrol grubu dahil edildi. Katılımcıların demografik bilgileri kaydedildi. Hastalık şiddeti Rozasea Klinik Şiddet Skorlaması" ile hafif, orta ve ağır şeklinde değerlendirildi. İnflamatuar parametreler arasından CRP, CPR/albümin oranı (CAO), nötrofil/lenfosit oranı (NLO), platelet/lenfosit oranı (PLO) ve monosit/lenfosit oranı (MLO) analizlere dahil edildi. İstatistiksel analizlerde p<0,05 olan analizler anlamlı kabul edildi. Bulgular: Hastaların yaş ortalaması 41,6 ± 11,7 yıl, kontorl grubunun ise 40,1 ± 10,3 yıl idi. Kadın/erkek oranı 5,6/1 idi. Fizik muayenede saptanan bulgular; hastaların %86,7'de (n=52) eritematelenjiektazi, %48,3'de (n=29) papülopüstüler lezyonlar mevcuttu. Oküler hastalıklar %15'de (n=9) ve rinofima %10'da (n=6) mevcuttu. Bu haliyle 60 hastada fizik muayenede en sık saptanan bulgu eritematelenjiektazik bulgular oldu.. Rozasea şiddeti olguların %53,3'ünde hafif, %26,7'sinde orta, %20'sinde ise ağırdı. Rozasea hastalarının CRP (p=0,014) ve CAO (p=0,028) seviyesi kontrollerden istatistiksel olarak anlamlı yüksekti . Bununla birlikte NLO, PLO ve MLO seviyeleri gruplar arasında benzerdi. Ayrıca çene bölgesinde tutulum olan olgularda trombosit sayısı , TLO ve NLO seviyesi istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek saptandı. ROC analizlerinde, CRP seviyesinin 1,88 mg/dl üzerinde olması %48,3 sensitivite, %70 spesifite, CAO seviyesinin 0,98 üzerinde olması ise v%31,6 sensitivite, %88,3 spesifite ile rozasea tanısında belirleyici idi. Hastalık şiddetine göre inflamatuar parametrelerin hiçbirinde istatistiksel anlamlı farklılık izlenmedi. Benzer şekilde, ROC analizinde, CRP (AUC=0,604, p=0,0292) ve CAO'nun (AUC=0,586, p=0,377) hastalık şiddeti için tanısal performansı düşüktü. Sonuç: Tüm bu elde ettiğimiz verilere dayanarak CRP ve CAO seviyeleri kontrol gruplarına göre yüksek bulundu. Bundan dolayı CRP ve CAO seviyelerinin rozasea hastalarında poliklinik şartlarında kolay ulaşılabilen, ucuz ve pratik olarak bakılabilen prognostik bir biomarkır olarak kullanılabileceğini düşünmekteyiz.