Türkiye'de nüfus sayımları: Bingöl örneği (1927-2007)
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi Enstitüsü, Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi Anabilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2016
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: EBRU ÇOBAN
Danışman: Erdal Aydoğan
Özet:Tarih boyunca varlığını sürdürmüş olan her devlet, mevcudiyetinin çeşitli dönemlerinde sahip oldukları gücü tespit edebilmek amacıyla nüfus sayımı yapma ihtiyacını hissetmiştir. Çünkü bu sayımlardan elde edilen netice, devletlerin gerek ekonomik gerekse de sosyal gücünü ifade eden önemli bir veri olma niteliğine sahiptir. Bu sebeple, yüksek nüfus çoğu zaman güçlü bir devlet anlamına gelmiş, devletler de yaptıkları her planlamayı sahip oldukları insan kaynağı üzerinden şekillendirmiştir. Bu doğrultuda gerek gerçekleştirilen savaşlar, gerek yayılma politikaları, gerekse de sahip olunan kaynakların çoğaltılması hep aynı temel üzerinden; yani insan kavramı üzerinden şekillendirilerek oluşturulmuştur. Nüfusun arttırılması, tarihin ilk dönemlerinde devletler için genel anlamda en önemli hedeflerden biri olmasına rağmen, aynı zamanda çeşitli siyasetçiler ve düşünürler de nüfusun artışının ciddi anlamda bir tehlike olduğu görüşünü savunmuş; sayının artmasının zenginliği böleceği uyarılarını sürekli olarak yinelemişlerdir. Bu doğrultuda literatürde, nüfusun iktisadi anlamda tehlikeler yaratacağını kanıtlayan çalışmalar olduğu gibi tam tersi olarak aralarında bir ilişki bulunmadığını savunan araştırmalar da mevcuttur. Ancak yine de sahip olunan kaynaklar ve bu kaynakları paylaşmakla yükümlü kişi sayısı arasında doğru orantılı bir ilişkinin olması kaçınılmaz bir gerçeklik olarak karşımıza çıkmaktadır.