Soğuk stresi uygulamalarının rat karaciğeri üzerindeki morfolojik etkilerinin incelenmesi
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Veteriner Anatomi Anabilim Dalı Başkanlığı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2018
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ZERRİN KUTLU
Danışman: Derviş Özdemir
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Canlı organizmasında homeostasisi bozan her türlü uyarı stres olarak kabul edilir. Stresin birçok sağlık problemine neden olduğu bilinmekte ve stresten en çok etkilenen organların başında ise karaciğer gelmektedir. Bundan dolayı bu çalışmada; akut soğuk stresinin karaciğer hücreleri üzerine etkilerini inceleyerek elde edilen bulgularla literatüre katkıda bulunulması amaçlanmıştır. Materyal ve metot: Bu çalışmada 24 haftalık 200- 220 gr ağırlığında 24'er adet erkek ve dişi Sprague- Dawley ırkı rat kullanıldı. Denekler her biri 12 rattan oluşan iki gruba ayrıldı. Grupların birincisinde 6 erkek ve 6 dişiden oluşan kontrol grubu, ikincisinde ise aynı sayıda erkek ve dişi rat soğuğa maruz bırakılan grup olarak düzenlendi. Kontrol grubundaki hayvanlara herhangi bir işlem uygulanmazken, soğuğa maruz bırakılan ratlar 2 saat süreyle 4-6˚C derece soğukta bırakıldı. Bulgular: Çalışma sonunda elde edilen bulgular morfolojik olarak incelendi. Kontrol grubuna ait ratların karaciğer dokuları incelendiğinde, normal karaciğer histolojisiyle uyumlu oldukları tespit edildi. Soğuğa maruz bırakılan ratlarda ise; hepatositlerde dejenerasyon, damarlarda hiperemi, mononükleer hücre infiltrasyonu, paranşimde hücre infiltrasyonu gözlendi. Kupffer hücrelerinde dejenerasyon ve sayılarında artış, vakuoler dejenerasyon, remark kordonlarının disossiye olduğu belirlendi. Ayrıca sinüzoidal boşlukta serbest eritrositlerin biriktiği ve vena sentralis'lerin çevresinde lenfosit ve histiyosit görüldü. Hepatositlerde depolanan glikojen miktarında azalma ve portal alanların etrafında yer alan bağ dokusunda belirgin bir artış tespit edildi. Sonuç: Sonuç olarak; elde edilen bulguların genellikle literatür bilgilerini destekler nitelikte olmasına rağmen, bazı farklılıklar tespit edilmiştir. Bu farklılıkların stres sonucu meydana geldiği düşünülmektedir.