TİROİDEKTOMİ YAPILAN HASTALARDA YÜZEYEL SERVİKAL BLOĞA EKLENEN DEKSAMETAZON İLE İNTRAVENÖZ DEKSAMETAZON TEDAVİSİNİN POSTOPERATİF ANALJEZİK ETKİNLİKLERİNİN KARŞILAŞTIRILMASI: RANDOMİZE, ÇİFT KÖR, PLASEBO KONTROLLÜ ÇALIŞMA


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: HAZAL ALTUNOK

Danışman: Zülküf Kaya

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: Tüm dünyada en çok yapılan endokrin cerrahisi olan tiroidektomi operasyonu sonrası, özellikle postoperatif ilk 24 saatte hastaların önemli bir kısmında tedavi gerektiren orta şiddette ağrı olmaktadır. Postoperatif dönemde analjezi ihtiyacının fazla olduğu baş boyun cerrahilerinde bilateral yüzeyel servikal pleksus blokajı genel anesteziyle kombine edilerek kullanılmaktadır. Son yıllarda yapılan pleksus blokajına adjuvan olarak çeşitli ajanlar eklenerek analjezik etki artırılmaya çalışılmaktadır. Pleksus blokajına adjuvan olarak ilave edilen deksametazon ile sistemik intravenöz uygulanan deksametazonun postoperatif ağrı üzerine benzer etkiye sahip olduğunu gösteren bazı çalışmalar mevcuttur ancak literatürde yeterli çalışma olmadığı görülmüştür. Çalışmamızda tiroid cerrahisinde bilateral yüzeyel servikal pleksus blokajına ilave edilen sistemik ve lokal perinöral deksametazonun postoperatif ağrı kontrolü üzerine olan etkisini karşılaştırmayı amaçladık. Gereç ve Yöntemler: Tiroidektomi yapılması planlanan 18-65 yaş arası 60 hasta çalışmaya dahil edildi. Prospektif, randomize, plasebo kontrollü ve çift kör klinik araştırma olarak planlanan bu çalışmada hastalar kontrol grubu, perinöral deksametazon uygulanan grup ve sistemik deksametazon uygulanan grup olmak üzere üç eşit gruba ayrıldı. Grupların hepsine preoperatif bilateral yüzeyel servikal pleksus blokajı uygulandı ve her iki tarafa 10'ar ml, %0.25 lik bupivakain enjekte edildi. Kontrol grubuna blok solusyonuna 2 ml salin katıldı. Cerrahi süresince de 100 ml intravenöz salin infüzyonu yapıldı. Perinöral deksametazon grubuna blok solusyonuna intravenöz 2 ml 8 mg deksametazon katıldı. Cerrahi süresince de 100 ml intravenöz salin infüzyonu yapıldı. Sistemik deksametazon grubuna ise blok solusyonuna intravenöz 2 ml salin katıldı. Cerrahi süresince de 100 ml intravenöz salin içerisinde 8 mg deksametazon infüzyonu yapıldı. Tüm gruplara blok sonrası aynı genel anestezi protokolü uygulandı. Her üç gruba da cerrahi bitmeden 30 dk önce 50 mg deksketoprofen I.V uygulandı ve postoperatif 12 saatte bir tekrarlandı. Hastalara ameliyat sonrası uyanma odasında hasta kontrollü analjezi cihazı bağlandı. Fentanil ile hazırlanan cihaz bazal infüzyon olmadan, 24 saat boyunca devam edecek şekilde, 10 mcq konsantrasyon, 10 dakika kilitli kalma zamanı ve 20 mcq bolus dozu ile programlandı. Tüm tüketimler kayıt altına alındı. Postoperatif analjezi istirahatle ve aktif hareketle VAS kullanılarak değerlendirildi. Yaş, cinsiyet, boy, ağırlık, VKİ, ASA, ek hastalık varlığı, ilaç kullanımı, antitiroid ilaç kullanımı, anestezi süresi, cerrahi süresi, boyun ekstansiyon süresi, posterior boyun ağrısı varlığı, occipital baş ağrısı varlığı, intraoperatif ve postoperatif komplikasyon varlığı, istirahatteki ve aktif VAS skorları, tramadol ihtiyacı olup olmadığı ve postoperatif toplam fentanil tüketimleri değerlendirildi. Bulgular: Gruplar arasında ek analjezi ihtiyacı açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptandı (p=0.001). Postoperatif opioid ilaç kullanımı gereksinimi açısından gruplar arasında anlamlı fark saptandı (p<0.001). Sonuç: Çalışmamızda tiroidektomi yapılan ve bilateral yüzeyel servikal pleksus blokajı uygulanan hastalarda, pleksus blokajına ilave edilen sistemik veya perinöral adjuvan deksametazon kullanımının postoperatif opioid tüketimini ve ek analjezik ajan ihtiyacını azalttığı kanaatine vararak bundan sonraki dönemde kullanımını önermekteyiz. Anahtar Kelimeler: Tiroidektomi, Postoperatif Ağrı, Bilateral Yüzeyel Servikal Pleksus Blokajı, Deksametazon