Retinal ven tıkanıklıklarında santral kornea kalınlığı, ön kamara derinliği, ön kamara hacmi, ön kamara açısı ve aksiyel uzunluğun incelenmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2018
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: GÖKHAN YILDIRIM
Danışman: Orhan ATEŞ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Retinal Ven Tıkanıklıklarında Santral Kornea Kalınlığı, Ön Kamara Derinliği, Ön Kamara Hacmi, Ön Kamara Açısı ve Aksiyel Uzunluğun İncelenmesi Amaç: Retinal ven tıkanıklığı olgularında santral kornea kalınlığı, ön kamara derinliği, ön kamara hacmi, ön kamara açısı ve aksiyel uzunluğun incelenmesi. Gereç ve Yöntem: Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Kliniği'ne 15/08/2017-15/04/2018 tarihleri arasında başvuran retinal ven tıkanıklığı teşhisi konmuş, herhangi bir oküler cerrahi geçirmemiş ve başka bir oftalmolojik hastalığı bulunmayan 40 hastanın etkilenen ve etkilenmeyen gözleri ile herhangi bir oküler cerrahi geçirmemiş ve herhangi bir oftalmolojik hastalığı bulunmayan 40 sağlıklı gönüllünün randomize seçilen tek gözleri çalışmaya dahil edildi. Olguların santral kornea kalınlığı, ön kamara derinliği , ön kamara hacmi ve ön kamara açısı Pentacam (Oculus, Wetzlar, Germany) cihazıyla aynı ölçüm odasında pupilleri dilate edilmeden ölçüldü. Ardından gözlerin aksiyel uzunlukları , Nidek Echoscan US-3300 A-scan ultrasonografi cihazı kullanılarak ölçüldü. Hastaların etkilenen gözlerinin sonuçları hem hastaların etkilenmeyen gözlerinin sonuçlar ile hem de sağlıklı gönüllülerin sonuçlarıyla istatiksel olarak karşılaştırıldı. Bulgular: Hastaların yaş ortalaması 58,55 ± 10,43( retinal ven kök tıkanıklıklarında 58,40± 9,30 ve retinal ven dal tıkanıklıklarında 58,60± 10,93 ) idi. Sağlıklı gönüllülerin yaş ortalaması ise 55,68 ± 10,54 idi. Hastaların 25'i (% 62,5) erkek, 15'i (% 37,5) kadındı. Sağlıklı gönüllülerin ise 24'ü (%60) erkek, 16'sı (%40) kadındı. Hastaların 21' inde (%52,5 ) sağ göz , 19' unda (%47,5) ise sol göz tutulumu mevcuttu. Sağlıklı gönüllülerin 20' sinin (%50 ) sağ , 20' sinin (%50 ) ise sol gözü çalışmaya dahil edildi. 30 (%75) hastanın retinal ven dal tıkanıklığı , 10 (%25) hastanın ise retinal ven kök tıkanıklığı mevcuttu. Hastaların etkilenen gözleri ile sağlıklı gönüllülerin gözleri arasında santral kornea kalınlığı ortalaması yönüyle bakıldığında hastaların etkilenen gözlerinde daha ince olmak üzere istatiksel olarak anlamlı fark tespit edildi (p=0,032; p 0,05). İstatiksel olarak anlamlı fark olmasada retinal ven tıkanıklığı geçiren gözlerle sağlıklı gönüllülerin gözleri ile kıyaslandığında ortalama ön kamara derinliği, ön kamara hacmi, ön kamara açısının daha düşük olduğu tespit edildi. Hastaların etkilenen gözleri ile etkilenmeyen gözleri arasında herhangi bir parametrede istatiksel olarak anlamlı fark tespit edilmedi (p>0,05). Sonuç: Daha ince santral kornea kalınlığı ve daha kısa aksiyel uzunluğu retinal ven tıkanıklıkları için risk faktörüdür. Düşük ön kamara derinliği, düşük ön kamara hacmi ve dar ön kamara açısı ise retinal ven tıkanıklıklarına yatkınlığı artırmaktadır. Anahtar Sözcükler: Retinal ven tıkanıklığı, santral kornea kalınlığı, aksiyel uzunluk, ön kamara derinliği, ön kamara hacmi, ön kamara açısı.