Sirkumfleks koroner arterin izole akut oklüzyonunda anteriyor, inferiyor ve posteriyor derivasyonlardaki ST segment ve T dalga değişikliklerinin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2011

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: EFTAL MURAT BAKIRCI

Danışman: Mahmut AÇIKEL

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: Literatürde, sirkumfleks (Cx) koroner arterin izole akut oklüzyonuna bağlı olarak elektrokardiyografide (EKG) ST segment ve T dalga değişikliklerinin sıklığını, miktarını ve oklüzyon düzeyi ile ilişkisini gösteren yeterli veri bulunmamaktadır. Bu çalışmanın amacı izole Cx akut oklüzyonu ile EKG'de anteriyor, inferiyor, posteriyor ST segment ve T dalga değişiklikleri ve oklüzyon düzeyi arasındaki ilişkiyi incelemek idi.Metod: Bu çalışma retrospektif olarak, selektif sol ve sağ koroner angiografileri yapılan ardışık 21855 hasta arasından çalışmaya dahil edilme ve dışlanma kriterlerine uygun toplam 175 (ortalama yaş: 58.9±10.8 yıl) hasta alınarak yapıldı. Selektif koroner angiografide total oklüzyon, koroner arter seyrinin aniden kesildiği ve TIMI-0 ya da TIMI-1 akımın görülmesi olarak tanımlandı. Cx santral (proksimal segment, obtus marginal dal ve intermediyer dal) ve periferal (distal segment, posterolateral dal ve posteriyor desending dal) olarak 2 kısma ayrıldı. Hastalar Cx'de oklüzyonun bulunduğu yere göre santral oklüzyonlu ve periferal oklüzyonlu olanlar şeklinde 2 gruba ayrıldı.Bulgular: İzole Cx total oklüzyonu olan 175 hastanın yaş ortalaması 58.9 yıl (32 ile 83 arası) idi. Hastaların 138 (%78.9)'i erkek, 37 (%21.1)'si kadın cinsiyete sahipti. Hastaların 75 (%42,9)'i ST segment yükselmeli AMİ (STEMİ), 77 (%44)'si ST segment yükselmesiz AMİ, 23 (%13.1)'ü unstabil angina pektoris idi. Santral Cx (n=58, %33.1) ve periferal Cx (n=117, %66.9) oklüzyon grupları arasında olguların demografik verileri açısından anlamlı fark bulunmadı (p>0.05). Santral ve periferal Cx oklüzyonları karşılaştırıldığında inferiyor Mİ periferal Cx oklüzyonunda, inferoposterolateral Mİ ve anterolateral Mİ ise santral Cx oklüzyonunda daha sık görülmekteydi (sırasıyla %46.5, %40.6, %12.5, p=0.008). Prekordiyal V1 ve V2 derivasyonlarındaki ST segment depresyon miktarı ve görülme oranı santral oklüzyonlu hastalarda anlamlı ölçüde daha fazlaydı (p<0.05). STEMİ'li hastalarda prekordiyal V1-V3 derivasyonlarda ST segment depresyon görülme oranı ve miktarı periferal Cx oklüzyonlu hastalara kıyasla santral Cx oklüzyonlu hastalarda anlamlı ölçüde daha fazlaydı (p<0.05). Yine, V6,V8 ve V9 derivasyonlarında ST elevasyon görülme oranı ve miktarı santral Cx oklüzyonlu hastalarda daha fazlaydı (p<0.05).Sonuç:. Santral ve periferal Cx oklüzyon grupları arasında akut koroner sendrom (AKS) tipi açısından anlamlı fark bulunmamaktadır. Her iki grup arasında V1 ve V2 hariç diğer tüm EKG derivasyonlarındaki ST segment değişiklikleri ile T negatiflik değişiklikleri açısından da anlamlı fark yoktur. İnferoposterolateral STEMİ ve anterolateral STEMİ santral Cx oklüzyonlu hastalarda periferal Cx oklüzyonlu hastalara kıyasla daha fazla görülüyorken, inferiyor STEMİ periferal Cx oklüzyonlu hastalarda daha fazla görülmektedir. Yine STEMİ'nde prekordiyal V1-V3 derivasyonlarında ST segment depresyonu ve V6, V8 ve V9 derivasyonlarında ST segment elevasyonu görülme oranı ve miktarı santral Cx oklüzyonlu hastalarda periferal Cx oklüzyona göre daha fazla olmaktadır. Böylece, AKS tanısı ile başvuran hastalarda çekilen EKG kayıtlarındaki ST segment değişikliklerinin şeklinin ve değişme miktarının belirlenmesi akut izole Cx oklüzyonu ve oklüzyonun yerinin tahmin edilmesinde yardımcı olabilir.Anahtar Kelimeler: izole Cx akut oklüzyonu, ST segment değişikliği, T dalga değişikliği