İntraperitoneal PEG-400 uygulamasının deneysel barsak anastomozuna etkileri


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 1998

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ÖNDER ÖZCAN

Danışman: Sabri Selçuk ATAMANALP

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

25 ÖZET Günümüzde abdominal cerrahi girişim sonrası ortaya çıkan peritoneal adezyonlar halen önemini korumaktadır. Postoperatif peritoneal adezyonu önlemeye yönelik yapılan PEG-4000 ile ilgili çalışmalardan anlamlı sonuçlar alınmıştır. Ancak bu maddenin gastrointestinal anastomozlarda yara iyileşmesi üzerindeki etkilerine yönelik yeterince deneysel veya klinik çalışma yapılmamıştır. Biz bu maddenin klinik kullanılabilirliğine katkıda bulunmak için 64 adet tavşan üzerinde kontrollü bir deneysel çalışma yaptık. Tavşanları 16 denekten oluşan 4gruba ayırdık. Grupl, grup2 vegrupS'deki tüm deneklere laparotomi yapılarak ileokolik bileşkenin 10 cm proksimalinden mezenterdeki vaskülariteyi bozmayacak şekilde transeksiyon ve ileo-ileal uç uca tek tabaka anastomoz yaptık. Grupl'e 20 mi intraperitoneal olarak %40'lık PEG-4000, grup2'ye 20 mi %20'lik PEG-4000 ve grupS'e de 20 mi serum fizyolojik uyguladık. Grup4'e ise sadece laparotomi yaptık, karın içersinde herhangi bir işlem uygulamadık. Her bir grubu kendi içinde a ve b.* grubu olarak sekizer denekten oluşan ikişer alt gruba ayırdık, a grubundaki deneklere postoperatif ikinci gün, b grubundaki deneklere ise postoperatif yedinci gün relaparotomi yaptık. Grupla, grup2a ve grupSa'da anastomozun 5 cm proksimalini ve 5cm distalini içine alacak şekilde ileum rezeksiyonu ve ileo-ileal anastomoz yaptık. Grup4a'ya ise ileokolik bileşkenin 10 cm proksimalinden 10 cm'lik ileum rezeksiyonu ve anastomoz yaptık. Aynı işlemleri bu sefer b grubu deneklere postoperatif yedinci gün yaptık. Çıkarılan dokularda anastomozdaki doku hidroksiprolin düzeylerini ölçtük, histopatolojik inceleme yaptık ve ilaveten postoperatif yedinci gün anastomoz ayrılma basınçlarını ölçtük. Çalışma sonucunda karın içerisinde işlem yapmadığımız grup4'deki hidroksiprolin miktarlarının, histopatolojik inceleme sonuçlarının ve anastomoz ayrılma basınçlarının grupl, grup2 ve grup 3'deki sonuçlardan çok anlamlı olarak yüksek olduğunu tespit ettik. Bu durumlar cerrahi bir işlemin beklenen sonuçlarıdır. İntraperitoneal olarak %40'lık PEG-4000 uygulanmasının serum fizyolojik uygulanmasına göre yara iyileşmesi üzerinde hem postoperatif ikinci günde hem de postoperatif yedinci günde olumsuz etki yaptığını tespit ettik, %40'lık PEG-4000 kullanımının %20'lik PEG-4000 kullanımına göre yara iyileşmesi üzerinde postoperatif ikinci günde anlamlı sayılabilecek bir olumsuz etkisinin olmadığını ancak26 postoperatif yedinci günde yara iyileşmesi üzerinde anlamlı olarak olumsuz etkisinin olduğunu gördük, %20'lik PEG-4000 kullanımının ise serum fizyolojik kullanılmasına göre gerek postoperatif ikinci günde gerekse postoperatif yedinci günde yara iyileşmesi üzerinde olumsuz etkisinin olmadığını tespit ettik. Çalışma sonuçları %20 gibi düşük konsantrasyonlarda kullanılan PEG- 4000'in Gİ traktta yara iyileşmesini olumsuz yönde etkilemediğini ortaya koymakla birlikte bu konuda yeni çalışmalara ihtiyaç olduğu kanaatindeyiz.