Moskova Antlaşması'nın Türk basınına yansıması
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi Enstitüsü, Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi Anabilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MUHARREM ERKAN
Danışman: Sinever Esin Dayı
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:1919 Haziran ayı başlarında gayri resmi olarak başlayan Türk-Rus ilişkileri 26 Nisan 1920'de Mustafa Kemal Paşa'nın Lenin'e gönderdiği bir mektupla resmen başlamıştır. Bu mektubun ardından İcra Vekilleri Heyeti'nin 5 Mayıs 1920 tarihli toplantısında İktisat Vekili Yusuf Kemal (Tengirşek) Bey'in önerisi üzerine Dışişleri Vekili Bekir Sami (Kunduh) Bey Başkanlığında bir Heyet Moskova'ya gönderilmiştir. 11 Mayıs 1920'de Moskova'ya gitmek için Ankara'dan hareket eden Heyet 69 gün sonra yani 19 Temmuz 1920'de Moskova'ya ulaşmıştır. İlk görüşmeler 24 Temmuz 1920'de Sovyet Dışişleri Halk Komiseri Çiçerin ile yapılmıştır. 17-24 Ağustos tarihleri arasında yapılan görüşmelerde 8 Maddelik bir anlaşma tasarısı hazırlanmıştır. Ancak Sovyet Rusya temsilcileri bu anlaşmayı imzalamaya yanaşmayınca görüşmeler kesilmiştir. Meclisin 7 Aralık 1920 tarihli toplantısında Moskova'ya Yusuf Kemal Bey başkanlığında bir heyet gönderilmesi kararlaştırılmıştır. Bu Heyete 21 Kasım 1920'de Moskova Büyükelçiliğine atanan Ali Fuat Paşa da katılmıştır. Heyet 20 Ocak 1921'de Kars'tan hareket ederek 19 Şubat 1921'de Moskova'ya ulaşmış ve 21 Şubat 1921'de de gayri resmi görüşmeler başlamıştır. İlk resmi görüşme ise 26 Şubat 1921 tarihinde yapılmıştır. Yapılan görüşmeler sonunda da 18 Mart 1921'de Moskova Antlaşması imzalanmıştır. Antlaşmanın imza tarihi iki devletin onayı ile birlikte İstanbul'un işgalinin yıl dönümü olan 16 Mart 1921 olarak değiştirilmiştir. İmzalanan bu antlaşma ile Ankara Hükümeti Doğu, sınırını güvence altına alarak buradaki askeri birliklerin bir kısmını Batı Cephesine göndermiştir. İlk defa Ankara Hükümeti, Batılı bir devlet tarafından tanınmıştır. Sovyet Rusya Misak-ı Milli'yi kabul etmiştir. Ankara Hükümetinin askeri alanın yanı sıra siyasi alanda da itibarı artmıştır.