ORGAN NAKLİ PLANLANAN HASTALARDAKİ PSİKİYATRİK BOZUKLUKLAR İLE UMUTSUZLUK DÜZEYİ, BELİRSİZLİĞE TAHAMMÜLSÜZLÜK VE İNTİHAR DÜŞÜNCESİ ARASINDAKİ İLİŞKİLERİN İNCELENMESİ


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ESMA ULYA AŞIK

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Halil Özcan

Eş Danışman: Serap Sarı

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışmada, Atatürk Üniversitesi Araştırma Hastanesi Psikiyatri Polikliniği'nde değerlendirilen organ nakli bekleme listesinde yer alan hastalarda psikiyatrik morbidite sıklığının, dağılımının ve psikometrik ölçeklerle ilişkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Kesitsel nitelikteki bu araştırmaya, organ nakli öncesi psikiyatrik değerlendirme sürecine dâhil edilen 170 hasta katılmıştır. Katılımcılar DSM-5 tanı ölçütlerine göre yapılandırılmış klinik görüşme (SCID-5) ile değerlendirilmiş; Hamilton Depresyon Ölçeği (HAM-D), Hamilton Anksiyete Ölçeği (HAM-A), Beck Umutsuzluk Ölçeği, Beck İntihar Düşüncesi Ölçeği ve Belirsizliğe Tahammülsüzlük Ölçeği (BTÖ-12) uygulanmıştır. Elde edilen veriler sosyodemografik değişkenler ve psikiyatrik tanılarla karşılaştırılmış, çok değişkenli istatistiksel analizler yapılmıştır. Bulgular: Hastaların %44,7'sinde en az bir psikiyatrik bozukluk saptandı. En sık görülen tanı depresif bozukluk (%18,2) olup bunu anksiyete bozuklukları (%15,9), uyku bozuklukları (%11,8), uyum bozukluğu (%5,9) ve obsesif-kompulsif bozukluk (%4,1) izledi. Çok değişkenli analizde kadın cinsiyet (OR=3,04), psikiyatrik bozukluk öyküsü ve karaciğer nakli beklentisi psikiyatrik bozukluk varlığıyla bağımsız olarak ilişkili bulundu. Psikiyatrik tanı konulan hastalarda tüm ölçek puanları anlamlı düzeyde daha yüksekti. Belirsizliğe tahammülsüzlük (BTÖ-12 ort.=30,94±12,95), psikiyatrik bozukluk varlığıyla güçlü ve bağımsız biçimde ilişkili bulundu (β=16,39; p<0,001). Depresif bozukluk intihar düşüncesi riskini 19,00 kat, uyum bozukluğu 17,96 kat, uyku bozukluğu ise 12,67 kat artırdı. Sigara kullanımı daha yüksek depresif belirti şiddetiyle (OR=4,09), alkol kullanımı ise artmış intihar düşüncesiyle (OR=3,15) ilişkilendirildi. Tüm ölçekler arasında pozitif yönde anlamlı korelasyonlar saptandı; en güçlü ilişki HAM-D ile HAM-A arasında gözlemlendi (r=0,85). Sonuç: Organ nakli bekleme süreci; belirsizlik, kontrol kaybı ve ölüm kaygısı gibi stresörler nedeniyle psikiyatrik bozukluklar açısından yüksek risk taşımaktadır. Bu süreçte düzenli psikiyatrik değerlendirme yapılması, hem ruhsal iyilik hâlinin korunması hem de tedavi ve nakil uyumunun artırılması açısından büyük önem taşımaktadır. Anahtar Kelimeler: Organ nakli, psikiyatrik bozukluklar, belirsizliğe tahammülsüzlük, umutsuzluk, intihar düşüncesi, konsültasyon-ilişki psikiyatrisi