Solid malign tümörlü hastalarda kilo kaybı ile serum leptin seviyeleri arasındaki ilişki
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2000
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: HÜSEYİN ÇARMIK
Danışman: Necdet ÜNÜVAR
Özet:29 ÖZET Solid Malign Tümörlü Hastalarda Kilo Kaybı ile Serum Leptin Seviyeleri Arasındaki İlişki Obezite (ob) geninin bir ürünü olan leptin; adipoz doku tarafından salgılanan, enerji dengesi, besin alımı ve vücut ağırlığını düzenleyen bir hormondur. Bu çalışma, solid malign tümörlü hastalarda vücut ağırlığı takibi ile birlikte serum leptin seviyeleri ölçülerek; vücut kitle indeksi (VKİ) ile leptin arasındaki ilişkiyi göstermek ve bu hastalarda kilo kaybından sonra leptin seviyelerinde değişme olup olmadığını ortaya koymak amacıyla 1997-1999 yılları arasında Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Hastanesi İç Hastalıkları, Üroloji, Genel Cerrahi Kliniklerinde takip ve tedavi edilen, solid malign tümörü olan, rastgele seçilmiş, toplam 18 hastada yapıldı. Olguların başlangıçtaki serum leptin seviyeleri (5.79 ± 5.49 ng/ml) vücut kitle indeksleri (25.76 ± 7.08 kg/m2) ile anlamlı korelasyon göstermekteydi (r = 0.796; p < 0.01). Altı aylık takip sonunda olgular vücut ağırlıklarının ortalama % 7.49 ± 4.13'ü ve vücut kitle indekslerinin % 7.55 ± 4.19'unu kaybetti. Kilo kaybı ile birlikte serum leptin seviyelerinde de azalma meydana geldi. Kilo kaybı sonrasında da vücut kitle indeksi (23.86 ± 6.79 kg/m2) ile serum leptin seviyeleri (2.60 ± 2.60 ng/ml) arasındaki korelasyon devam etti (r = 0.808; p < 0.01). Vücut ağırlığındaki (% 7.49 ±4.13) ve vücut kitle indeksindeki (% 7.55 ±4.19) azalmaya oranla leptin seviyelerindeki azalma (% 54.44 ± 19.76) önemli derecede daha fazlaydı. Sonuç olarak, solid malign tümörlü hastalarda kilo kaybından sonra ortaya çıkan leptin seviyelerindeki azalma muhtemelen yağ kitlesindeki azalmaya bağlı olarak meydana gelmektedir. Kilo kaybına oranla leptin seviyelerindeki azalmanın daha fazla olması ise yağ hücre hacminin dolaşan leptin seviyesinin önemli bir belirleyicisi olduğuna veya serum leptin seviyeleri üzerinde yağ kitlesi dışında başka faktörlerin de kayda değer bir etkiye sahip olabileceğine işaret etmektedir.