Sezaryen operasyonlarında spinal anestezide kullanılan iki farklı düşük doz bupivakainin anestezi kalitesi ve intraoperatif hemodinamiye olan etkilerinin karşılaştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ÖMER DOYMUŞ

Danışman: Ayşenur DOSTBİL

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışmadaki amacımız sezaryen operasyonlarında kullanılan farklı iki düşük doz bupivakainin intraoperatif hemodinamiye olan etkilerinin karşılaştırılmasının incelenmesiydi. Yöntem: Bu prospektif randomize çift kör çalışma Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Hastanesi etik komitesi ve hastaların bilgilendirilmiş yazılı onayı alındıktan sonra elektif sezaryen operasyonu planlanan ASA I-II, 16-50 yaş arası, BMI 0.05). Grup B'deki olguların motor blok çözülme süresi 159,69±65,72 dk iken Grup A'daki olguların motor blok çözülme süresi 123,13±64,93 dk idi ve istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunduğu tespit edildi (p=0.02). Grup A'da 19 (%52,77), Grup B'de 29 (%80,55) olguda hipotansiyon görüldü. İki grup arasında hipotansiyon görülme oranları açısından istatistiksel olarak anlamlı fark saptandı (p=0.012). İki grup arasında vazopressör ihtiyacı ve kullanılan efedrin miktarları açısından istatistiksel olarak anlamlı fark bulundu (sırasıyla p=0.012, p=0.021). Grup A'da postoperatif Bromage 1,25± 0,93 iken Grup B'de bu değer 2,47±1,27 idi. Postoperatif Bromage Skorları aıçısından ise gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulundu (p=0.000). Sonuç: Sonuç olarak, elektif sezaryan operasyonlarında intratekal olarak uygulanan düşük doz bupivakain ve fentanil karışımının yeterli anestezi düzeyi sağladığını, daha az hemodinamik değişikliğe neden olduğunu ve kullanılan vazopressör miktarını azalttığını tespit ettik. Aynı zamandı düşük doz bupivakain kullanımının yeterli anestezi ve analjezi sağlamasının yanında, hastaların daha erken mobilize olarak günlük aktivitelerine daha çabuk döneceklerini ve hastaların intraoperatif ve postoperatif daha az yan etki ile karşılaşacaklarını ve elektif sezaryan operasyonlarında bu dozun güvenle kullanılabileceğini düşünmekteyiz.