Düşük Su Potansiyelinde Çimlenme, Hücre Membran Hasarı Ve Paraquata Tolerans Ölçütleri İle Buğday Genotiplerinin Erken Dönem Kuraklığa Dayanıklılık Yönünden Karakterizasyonu


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2016

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Bilgi TAŞKESENLİGİL

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Ali ÖZTÜRK

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Buğday genotiplerinin erken kuraklığa dayanıklılık yönünden tanımlanması, kuru tarım koşullarında verim avantajı sağlayabilecek ve ıslah programlarında ebeveyn olarak kullanılabilecek genotiplerin belirlenebilmesi bakımından önemlidir. Bu araştırma Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü laboratuvarlarında yürütülmüştür. Araştırmada tescilli ve yerel çeşitlerden oluşan toplam 64 ekmeklik buğday genotipi kullanılmış; düşük su potansiyelinde çimlenme parametreleri, hücre membran hasarı ve paraquata tolerans ölçütleri esas alınarak genotipler erken gelişme dönemlerindeki kuraklığa dayanıklılık yönünden değerlendirilmiştir. İncelenen seleksiyon ölçütleri yönünden buğday genotipleri arasında önemli farklar olduğu tespit edilmiştir. Genotiplerin -5 bar ozmotik potansiyeldeki çimlenme oranları %38,7-90,7; embriyonal kök uzunlukları 2,91-13,92 cm; sürgün uzunlukları 0,07-4,73 cm; tohum gücü indeksleri ise 210,1-1666,8 arasında değişim göstermiştir. Hücre membran hasar oranları %0,16-47,26; paraquat uygulaması sonrası klorofil içerikleri ise 0,005-0,101 mg ml-1 g TA-1 arasında belirlenmiştir. Genotipler rank yöntemine göre kurağa dayanıklılık yönünden sıralanmış; 7 genotip dayanıklı, 16 genotip orta dayanıklı, 23 genotip orta duyarlı, 18 genotip ise duyarlı olarak gruplandırılmıştır. Yerel genotiplerin erken kuraklığa dayanıklılık yönünden ıslah çeşitlerine göre daha üstün oldukları ortaya çıkmış, en düşük ortalama rank değerlerine sahip Kırmızı Yerli, Kırmızı Kılçık ve Tir genotipleri erken kuraklığa en dayanıklı olarak tanımlanmıştır. Bu genotipler, düşük verim potansiyelleri nedeniyle kuru tarım koşullarında verim avantajı sağlamaktan uzak olduklarından, ıslah programlarında ebeveyn olarak kullanılabilir. Verim potansiyeli yüksek ve erken kuraklığa nispeten dayanıklı olan Aytın 98, Sönmez 2001 ve Demir 2000 çeşitleri, erken kuraklığın yaşandığı koşullarda verim avantajı sağlayabilir.