Akut pulmoner emboli tanısı alan hastalarda sağ ventrikül çıkış yolu fraksiyonel kısalması ve triküspit kapak içe akım parametrelerinin pulmoner emboli ciddiyeti ile ilişkisinin ve prognostik öneminin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MUHAMMED CÜNEYT ŞEKER

Danışman: Şule Karakelleoğlu

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Akut Pulmoner Emboli Tanısı Alan Hastalarda Sağ Ventrikül Çıkış Yolu Fraksiyonel Kısalması ve Triküspit Kapak İçe Akım Parametrelerinin Pulmoner Emboli Ciddiyeti İle İlişkisinin ve Prognostik Öneminin Değerlendirilmesi Amaç: Bu çalışmamızda, akut pulmoner emboli hastalarının risk gruplarının belirlenmesinde kullanılan ve geleneksel olarak kullanılan ekokardiyografik veriler ve triküspit içe akım parameteleri ile sağ ventrikül çıkış yolu fraksiyonel kısalmasının pulmoner emboli ciddiyeti ile ilişkisini ve prognostic değerini araştırmayı amaçladık. Metot: Çalışmamız prospektif olarak tasarlanmış olup 01.03.2024 ile 01.10.2024 tarihleri arasında Atatürk üniversitesi araştırma hastanesinde, bilgisayarlı tomografik pulmoner anjiografi ile tanısı konulmuş akut pulmoner emboli tanısı almış 18 yaşından büyük ve dışlama kriterleri olmayan 47 gönüllü üzerinde üzerinde gerçekleştirildi. Akut pulmoner emboli tanısı aldıktan sonar hastalara PESI/SPESI skorları hesaplandı. Risk grupları belirlendi ve transtorasik ekokardiyografi yapıldı. RVOT fs ve Triküspit içe akım parametrelerine ek olarak geleneksel olarak kullanılan sağ ventrikül fonksiyon göstergeleri ölçülerek kaydedildi. Aynı hastaların hastane içi yatış süreleri, hastane içi ve 1 aylık mortaliteleri belirlendi. 1. Ay takibinde ise yine aynı ekokardiyografik parametreleri ölçülerek bazal veriler ve birinci ay verileri karşılaştırıldı. Bulgular: Gönüllülerin 1 ay verilerine göre düşük ve orta riskli akut pulmoner emboli hastalarında triküspit içe akım parametrlerinden E dalga velositesi beklenen normal aralıkta iken (0,50 m/sn, 0,44-0,58) A velositesi beklenene göre artmış (0,64 ± 0,13 m/sn) ve E/A oranı ise azalmıştır (0,78, 0,69-0,90). Sağ ventrikül çıkış yolu fraksiyonel kısalması ise başlangıçta normale göre düşüktür (%36,53 ± 10,79). Bazal veriler ile 1. Ay verileri karşılaştırıldığında RVOT fs'nin anlamlı bir biçimde yükselerek (p 0,05) A dalga velositesinin normal aralığa gerileyerek (p 0,05). Mortalite gruplarında ise triküspit A dalga velositesinin anlamlı bir biçimde farklı olduğu (p=0,037) ve mortal olan grupta (n=5) yaşayan gruba göre (n=42) A dalga velositesinin daha düşük olduğu izlenmiştir. Sonuç: Bulgular ışığında düşük ve orta riskli pulmoner emboli hastalarında sağ ventrikül sistolik fonksiyonlarında bozulma izlenmezken ön planda diyastolik disfonksiyon olduğu sonucuna varılmıştır. RVOT fs ve triküspit içe akımının pulmoner emboli ciddiyeti ile anlamlı bir ilişkisinin olmadığı ve risk belirleme için tek başına kullanılamayacağı ancak başlangıca göre diyastolik fonksiyonların düzelmesi nedeniyle pulmoner emboli hastalarının ekokardyiografik takibinde sağ ventrikül diyastolik fonksiyonlarının da değerlendirilmesi gerektiği sonucu çıkarılmıştır. Anahtar Kelimeler: Akut Pulmoner Emboli, Triküspit içe akım, Sağ ventrikül çıkış yolu fraksiyonel kısalması, PESI, sPESI, ekokardiyografi