İdrar sitolojisi ve üriner sistem ultrasonografisinin mesane tümörlü hastaların takibindeki yeri


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2011

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: İBRAHİM KARABULUT

Danışman: Turgut YAPANOĞLU

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Kasa invaze olmayan mesane tümörü heterojen özellikler içeren bir ürötelyal kanserdir.En önemli özellikleri nüks ve progresyon göstermeleridir. Bu tümörlerin takip ve tedavisindeki temel amaç nüksü azaltmak ve progresyonu önlemektir. Bu amaca yönelik takip programları, tümörün klinik ve patalojik özellikleri dikkate alınarak oluşturulan risk gruplarına göre yapılır. Yeterli tedavi verirken, düşük risk grubuna aşırı takip, yüksek risk grubuna yetersiz takip uygulamamak gerekir. Sistoskopi takipte kabul görmüş temel yöntemdir. Ancak son zamanlarda sistoskopinin yüksek maliyeti, invaziv bir girişim olması nedeni ile oluşabilecek olası komplikasyonar ve hasta üzerindeki olumsuz psikolojik etkisi nedeni ile alternatif takip yöntemleri ve risk gruplarında takip aralıklarını uzatma yönünde eğilimler vardır.Çalışmamızda, mesanenin değişici epitel kanseri nedeni ile tedavi uygulanmış 296 olgunun izlemlerinde gelişebilecek nükslerin belirlenmesinde; idrar sitolojisi ve üriner sistem ultrasonografisinin (USG) tek ya da birlikte kullanımlarının nüksü belirlemede ki yeterliliğinin sistoskopik bakıyla karşılaştırılması amaçladık.Hastalardan sistoskopi öncesi klinik şartlarında miksiyonla elde edilen idrar ve ameliyathene şartlarında sistoskopi öncesi mesane yıkama suyu sitolojik tetik için gönderildi. Yine sistoskopi öncesi hastaların klinik şartlarında USG ile mesaneleri değerlendirildi. Üriner sistem USG'nin aynı hekim tarafından tüm hastalarda aynı optimum şartlar oluşturularak yapılması sağlandı.Tarama testlerinin performanslarını değerlendirmede istatistiksel analiz yöntemi olarak ROC analiz yöntemi kullanıldı. p?0,05 olması durumunda fark istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi.Çalışmada tümör nüksünü belirlemede idrar sitolojisi ve üriner sistem USG'nin tek yada birlikte kullanımı değerlendirildi. Çalışmamamızda istatistiksel anlamda en güvenilir yöntem üriner sistem USG'si ve sitoloji birlikteliği oldu. Herhangi bir nedenle sistoskopi yapılamayacak hastalarda USG ve sitolojinin yüksek güvenirlilik ve düşük hata payı nedeniyle kullanılabileceğini düşünmekteyiz.