Eklamptik hastalarda maternal morbidite için risk faktörleri
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2010
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: NECLA KONAR ÜSTYOL
Danışman: Bünyamin BÖREKÇİ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmada, eklampsi tanısı almış olan gebelerin; epidemiyolojik, laboratuar ve klinik parametreleri değerlendirilerek maternal morbidite gelişimi açısından risk faktörlerinin saptanması amaçlandıMateryal ve Metod: Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniğinde 1 Ocak 1999 - 31 Aralık 2008 tarihleri arasında eklampsi tanısı alan 252 hasta dosyası retrospektif olarak incelendi. Gebelik öncesi konvulziyon geçirme öyküsü olan hastalar çalışmaya alınmadı. Yirminci gebelik haftasından sonra ortaya çıkan ve başka bir patolojiye bağlanamayan generalize tonik klonik konvulziyonların görülmesi eklampsi olarak tanımlandı. Hastalar gebelik haftası, yaş grupları, konvulsiyon sayısı, doğum şekli, prodromal semptomları ve görülen komplikasyonlar açısından değerlendirildi. Ayrıca doğum öncesi konvulziyon geçiren hastalarla doğum sonrası konvulziyon geçiren hastalar demografik özellikler, konvulziyon sayısı, proteinüri, diastolik kan basıncı, ödem, perinatal mortalite, laboratuar bulguları ve maternal komplikasyonlar yönünden karşılaştırıldı.Bulgular: On yıl boyunca kliniğimize başvuran 25581 gebenin 252'sinde eklampsi saptandı (%0.99). Olguların ortalama yaşı 25.8 bulundu ve bu hastaların yarıdan fazlası nullipar idi (%59.5). Ortalama gebelik haftası 33.7 olarak bulundu. Hastaların %95'i ilk konvulziyonlarını hastanemiz dışında geçirdi. 224 olgunun antenatal takibi yoktu. Hastaların %42.5'i sadece 1 konvulziyon geçirirken %30.1'i 3 veya daha fazla konvulziyon geçirdi. Olguların %50.8'inde herhangi bir komplikasyon gelişmezken %49.2'sinde en az bir veya daha fazla komplikasyon görüldü. Eklampsi 174 (%69) olguda doğum öncesi, 78 (%31) olguda doğum sonrası dönemde tespit edildi. Konvulziyonları antepartum gelişen hastalarla postpartum gelişen hastalar arasında yaş, gravida, nulliparite, konvulziyon sayısı, rekürren konvulziyonlar, diastolik kan basıncı, ödem varlığı, hastanede kalış süresi ve maternal mortalite açısından istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı. Gebelik haftası ve bebek doğum ağırlığı antepartum konvulziyon geçiren hastalarda daha düşük bulundu (p=0.0001). Şiddetli proteinüri, erken neonatal mortalite ve sezeryan oranları antepartum hastalarda daha yüksek bulundu (p=0.003, p=0.01, p=0.0001). Major maternal komplikasyonlardan plasenta dekolmanı antepartum hastalarda (p=0.02), HELLP sendromu ise postpartum hastalarda (p=0.002) daha fazla görüldü. Diğer morbidite nedenleri antepartum hastalarda daha fazla görülmekle beraber iki grup arasında istatistiksel fark saptanmadı.Sonuç: Çalışmamızda antepartum dönemde eklampsi gelişen hastalarla postpartum dönemde eklampsi gelişen hastalar arasında maternal sonuçlar açısından fark saptanmadı. Çalışmamızdaki maternal komplikasyon oranlarının yüksek olmasının sebebinin hastaların ilk başvurdukları hastanelerde yoğun bakım ünitesi olmaması, kliniğimize ulaşıncaya kadar geçen zamanın uzaması dolayısıyla gerekli acil müdahalelerin gecikmesi olduğunu düşünüyoruz. Maternal komplikasyonların azaltılabilmesi için öncelikle sosyoekonomik faktörler düzeltilmeli ve bütün gebelerin düzenli antenatal bakım almaları sağlanarak riskli olguların tespit edilmesi ve zamanında üçüncü basamak merkezlere sevkedilmesi gerekmektedir.Anahtar kelimeler: Eklampsi, maternal morbidite