Akut pulmoner tromboemboli hastalığı olan ve olmayan bireylerde histogram-patern ile hasta klinik parametreleri arasındaki korelasyonun değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ASLI TURGUT

Danışman: Adem Karaman

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Çalışmamızda bilgisayarlı tomografi pulmoner anjiyografi(BTPA)dan elde ettiğimiz histogram patern analizi ile akut pulmoner tromboemboli(PTE) tanısı alan hastalarda, total akciğer, sağ total akciğer, sol total akciğer ve her bir akciğerin üst, orta ve alt zonlarındaki dansite değerlerinin dağılımını ve değişikliklerini pulmoner embolisi olmayan grup ile kıyasladık. Masif, submasif, nonmasif pulmoner tromboemboli olarak üç farklı klinik tabloda sınıflandırdığımız akut PTE hastaları ve pulmoner embolisi olmayan hastaların histogram patern analizi ile hasta klinik tablosu arasındaki korelasyonu değerlendirmeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız Ağustos 2016 ve Aralık 2018 tarihleri arasında Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı bünyesinde Etik Kurulu onayı ile retrospektif olarak yapıldı. Belirtilen tarihler arasında Radyoloji Anabilim Dalında verileri çalışmaya uygun 93 akut pulmoner emboli hastası ve 99 pulmoner emboli tanısı almayan hasta dahil edildi. Hastaların epikriz kayıtlarındaki özgeçmiş bilgilerine ve başvuru anındaki hemodinamik değerlerine bakılarak akut PTE tanısı alan hastalar non-masif, submasif ve masif olarak üç klinik tabloda sınıflandırıldı. 3 klinik tablodaki akut PTE hastaları ile emboli negatif grupta akciğer parankim dansiteleri, bilgisayarlı volumetrik anatomik segmentasyona dayalı bir yazılım uygulaması (syngo.CTPulmo 3D, Siemens, Erlangen) kullanılarak ölçüldü ve her hastanın akciğer parankimine yönelik nisbi frekans histogramları çizildi.Ortalama akciğer yoğunluğu (MLD), yüzde dağılım değerleri (PDV), skewness ve kurtozis hesaplandı. Bulgular: Emboli lokalizasyonu yapılmadan ve yaptıktan sonraki MLD, emboli pozitif ve negatif gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık göstermedi. Ancak anlamlı farklılık göstermesede emboli pozitif grupta MLD değerleri genellikle tüm zonlarda emboli negatif gruba kıyasla düşük bulundu. PDV, X emboli lokalizasyonuna bakılmaksızın ve emboli lokalizasyonlarına bakıldıktan sonra özellikle -1000-900 HU ve -800-700 HU aralıkda emboli pozitif ve negatif gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık gösterdi. Emboli pozitif ve negatif gruplar arasında histogram patern analizinde standart sapma ve kurtozisde anlamlı farklılıklar bulundu.Masif, submasif ve nonmasif pulmoner tromboemboli olarak üç farklı klinik tabloda sınıflandırdığımız akut pulmoner emboli hastalarında obstrüksiyon indeksleri arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar bulundu. 3 farklı klinik tablodaki hastalar ile emboli negatif grup arasında MLD de istatistiksel olarak anlamlı farklılık yoktu. PDV de masif embolisi olanlar ile emboli negatif grup arasında total akciğer -1000-900 HU aralıkda, sağ akciğer -1000-900 HU aralıkda, sağ akciğer orta zonda -1000-900 HU aralıkda, sağ akciğer alt zonda -1000-900 HU ve -800-700 HU aralıkda istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar bulundu. Masif, submasif ve nonmasif pulmoner tromboemboli olarak üç farklı klinik tabloda sınıflandırdığımız hastalarda akciğer dansitesinde heterojeniteyi gösteren standart sapma ve kurtozis değerlerinde klinik tablolar arasında anlamlı farklılıklar bulundu. Sonuç: Bu çalışmada, akut PTE si olan ve olmayan hastalarda BTPA da elde edilen akciğer parankimal dansitometrilerinin farklı olduğunu bulduk. Emboli pozitif ve negatif gruplar arasında bulduğumuz PDV, standart sapma ve kurtozisdeki anlamlı farklılıkların özellikle periferik emboli için tanısal performansı büyük ölçüde arttırabileceğini ve pulmoner embolinin bölgesel dağılımını belirlemede önemli rol oynayabileceğini göstermiş olduk. Masif, submasif ve nonmasif pulmoner tromboemboli olarak üç farklı klinik tabloda sınıflandırdığımız akut pulmoner emboli hastalarında obstrüksiyon indeksleri arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar bulunmuş olup obstrüksiyon indeksi arttıkça kliniğin nonmasifden masife doğru kaydığını gördük. Histogram patern analizinden elde ettiğimiz PDV, skewnes ve kurtozisdeki bu anlamlı farklılıkların hastanın klinik tablo derecelendirmesinde bir öngörü sağlayabileceğini düşündük.