Kitosanın insan periferal kanı mononüklear hücreleri üzerinde in-vitro oksidatif ve sito-genotoksik etkileri


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Biyoloji Anabilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2017

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SALİM ÇERİĞ

Danışman: Fatime GEYİKOĞLU

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Böceklerin iskeletlerinin, mantarların hücre duvarlarının, yengeç ve karides gibi kabuklu su ürünlerinin ana bileşeni olan kitin, dünyada selülozdan sonra en bol ve yaygın bulunan ikinci biyopolimer ya da amino polisakkarittir. Kitinin karmaşık ve zor çözünen yapısı göz önüne alındığında, deasetilasyonu ile başlıca türevi olan kitosanın elde edilmesi önem arz etmektedir. Kitosan, fonksiyonel bir materyal olmasının yanısıra, farklı bilimsel çalışmalarla önemine fazlasıyla değinilen ve gelecek vadeden bir polimerdir. Literatür için ilk olacak bu çalışmada, kitosanın insan periferal kanı mononüklear hücre (iPKMH) kültürleri üzerinde in vitro oksidatif, sitotoksik ve genotoksik etkileri 24 ve 48 saat maruziyet sürelerinde ve geniş doz aralığında (0-2000 µg/mL) araştırılmıştır. Bu amaçla, kitosanın hücre kültürlerinde oluşturacağı oksidatif hasarı değerlendirebilmek için toplam antioksidan kapasite (TAK) ve toplam oksidan durum (TOD) analizleri yapılmıştır. Hücre canlılığının ve hücresel hasarın belirlenmesinde ise; 3- (4,5-dimethylthiazol-2-yl)-2,5 diphenytetrazolium bromide (MTT), 2,3-bis-(2-methoxy-4-nitro-5-sulfophenyl)-2H-tetrazolium-5-carboxanilide (XTT), nötral kırmızısı (NK) ve laktat dehidrogenaz (LDH) sitotoksisite testleri kullanılmıştır. Diğer taraftan, genotoksik etkileri değerlendirmek amacıyla da hassas ve güvenilir sonuçlar veren kromozom aberasyonları (KA) ve mikroçekirdek (MÇ) yöntemleri uygulanmıştır. Sonuç olarak, kitosanın artan dozları (6.25-150 µg/mL) kanda antioksidan kapasiteyi artırırken, oksidatif stresi azaltmıştır. 200 ve 250 µg/mL dozlarındaki kitosan herhangi bir etki göstermezken, 1000 ve 2000 µg/mL dozları oksidatif strese sebep olmuştur. Sitotoksik açıdan değerlendirildiğinde kitosanın 0- 250 µg/mL dozlarının herhangi bir hasara ve hücre canlılığında önemli bir değişikliğe sebep olmadığı ancak 500-2000 µg/mL dozlarının doz artışına paralel olarak hücre canlılığını düşürüp önemli hasarlar oluşturduğu belirlenmiştir. Genotoksik değerlendirmeler sonucunda ise kitosanın düşük dozlarda KA ve MÇ oranlarını etkilemediği ancak yüksek dozlarda önemli derecede genetik hasarlar oluşturduğu tespit edilmiştir. Bulgularımıza göre, düşük dozlarda kitosan kullanımının insan sağlığı açısından risk oluşturmadığı, ancak bu biyopolimerin yüksek doz kullanımına ve maruziyet süresine bağlı olarak oksidatif ve sito-genotoksik etkiler gösterebileceği anlaşılmıştır.