Konjenital hipotiroidi tanısı alan TETM yenidoğan bebeklerde eşlik eden konjenital kalp hastalıklarının sıklığının araştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: HAFSA ELİF ÇOBANOĞLU

Danışman: Naci CEVİZ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Konjenital hipotiroidi bazı genetik sendromlarla ve malformasyonlarla ilişkilidir. En sık görülen anomalilerin kardiyak anomaliler olduğu bildirilmiştir. Bu tez çalışmamızda konjenital hipotiroidi tanısı alan term yenidoğanlara ekokardiyografi yapılarak patent duktus arteriozus ve diğer Konjenital Kalp Hastalıklarının (KKH'nın) sıklığının araştırılması, duktusu açık olanlarda duktusun kapanma zamanının belirlenmesi ve bu bulguların benzer postnatal yaştaki yenidoğanlarla karşılaştırılması amaçladık. Yöntem: Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Endokrinoloji ve Yenidoğan poliklinikleri ve Erzurum Şehir Hastanesi Çocuk Endokrinoloji polikliniklerine yenidoğan topuk kanı tarama testlerinde Tiroid Uyarıcı Hormon (TSH) yüksekliği nedeniyle gönderilmiş veya topuk kanı testinden bağımsız olarak TSH değeri venöz olarak bakılıp >5 µIU/L saptanan yenidoğanlar çalışmaya alındı. Bu hastalara Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Kardiyoloji ünitesinde ekokardiyografi yapıldı (Vivid S60N, General Electric, USA). Hastalar Çocuk Endokrinoloji bilim dallarınca değerlendirildi. Venöz kanda TSH ve serbest T4 düzeyleri kontrol edildi. Tiroid hormon düzeylerine göre tiroid replasman tedavisi başlanıp başlanmayacağına karar verildi. Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Doğum Kliniğinde doğan normal term yenidoğanlardan mümkün olduğunca ardışık 100 yenidoğan bebek kontrol grubu olarak alındı ve hastaların tümünde ekokardiyografik değerlendirme yapıldı. Bulgular: Toplam 100 hasta TSH yüksekliği nedeniyle değerlendirildi. Bu hastaların ortalama vücut ağırlığı 3192,3±537,8 gr, gestasyon yaşı 38,5±1,2 hafta ve postnatal yaşları 21,9±8,9 gün idi. Kontrol grubuna alınan 100 yenidoğanın ortalama vücut ağırlığı 3136,4±378,8 gr, gestasyon yaşı 38,2±0,9 hafta ve postnatal yaşı 1,9±3,2 gün idi. Doğum ağırlığı ve gestasyon haftası açısından iki grup arasında anlamlı fark saptanmadı (p>0,05). Hasta grubunda cinsiyet dağılımına bakıldığında 26 (%42,6) hastanın kız, 35 (%57,3) hastanın erkek olduğu görüldü. Kontrol grubunda 48 (%48) hastanın kız, 52 (%52) hastanın erkek olduğu görüldü. Konjenital Hipotiroidi tanısı alan hastalar ile kontrol grubu karşılatırıldığında cinsiyet yönünden anlamlı bir fark bulunamadı. (p>0.05) Konjenital hipotiroidi tanısı konan hastaların 9'unda (%14.7) en az bir kardiyak patoloji saptandı; altı hastada (%9.9) ASD, iki hastada (%3,2) VSD, bir hastada (%1.6) dilate kardiyomiyopati tespit edildi.Kontrol grubuna alınan bebeklerin 28'inde (%28) en az bir kardiyak patoloji saptandı. Yirmi hastada (%20) ASD, 6 hastada (%6) VSD, 1 hastada (%1) asimetrik septal hipertrofi ve 1 hastada da (%1) ASD ve VSD birlikte tespit edildi. Sonuç: Çalışma sonuçlarımız da Konjenital Hipotiroidili yenidoğanlarda KKH sıklığının yükseldiği yönündeki bilgiye ters olduğu görülmektedir. Kontrol grubu bebekleri de içeren daha geniş vaka gruplarında konunun araştırılması gerektiği düşünülmektedir.