2008-2014 yıllarında küçük hücreli dışı akciğer kanseri tanısı alan hastalarda kemoradyotepapi öncesi ve sonrası elde edilen hematolojik parametrelerin tedavi yanıtı ile ilişkisinin araştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2016
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BURCU SAĞLAM ALAN
Danışman: Burak ERDEMCİ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: 2008-2014 yılları arasında küçük hücreli dışı akciğer kanseri tanısıyla küratif amaçlı kemoradyoterapi alan hastaların tedavi öncesi ve sonrası elde edilen hematolojik parametreleri ile radyolojik tetkikleri değerlendirilerek hemogram parametrelerinin tedavi yanıtı ile ilişkisini araştırmayı hedefledik. Yöntem: 2008-2014 yıllarında Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı'na küratif kemoradyoterapi amaçlı başvuran 152 hastanın dosyaları retrospektif olarak taranarak klinik, radyolojik ve laboratuvar verileri toplandı. Bu hastalardan çalışmamızın kriterlerine uyan 49 hasta çalışmaya dahil edildi. Bulgular: Tümör boyut farkı ile tedavi öncesi ve sonrası laboratuvar parametre farklarının ilişkisini değerlendirmesinde hemogram bulgularından beyaz küre, nötrofil sayıları, lenfosit sayıları, monosit sayıları, bazofil sayıları, eozinofil sayıları, nötrofil yüzdesi, lenfosit yüzdesi, bazofil yüzdesi, monosit yüzdesi, eozinofil yüzdesi, kırmızı kan hücresi (Rbc), hemoglobin (Hb), hematokrit (Hct), ortalama hücre hacmi (MCV), ortalama trombosit hacmi (MPV), ortalama hücre hemoglobini (MCH), ortalama hücre hemoglobin konsantrasyonu (MCHC), eritrosit dağılım genişliği (RDW), trombosit sayıları (Plt), kandaki trombosit oranı (Pct), trombosit dağılım genişliği (PDW), nötrofil/lenfosit oranı ve platelet/lenfosit oranı arasında herhangi bir korelasyon saptayamadık. Sonuç: Rutin olarak yapılan laboratuvar tetkikleri hem anti-tümör immuniteyi hem de sistemik inflamatuar yanıtı göstermesi nedeniyle tedavi yanıtı için prediktif değere sahip olabilir. Bizim çalışmamızda akciğer kanserinde korelasyon olmamakla birlikte daha fazla hasta ile yapılacak değerlendirmelerde, iyi cevap veren ve vermeyen tümörlerin karşılaştırılması prediktif değer tespitinde anlamlı sonuçlar verebilir.