TÜRK SİNEMASINDA FANTASTİK TÜR FİLMLERİNİN ANLATI YAPISI (DRAKULA İSTANBUL'DA, TURİST ÖMER UZAY YOLUNDA VE ULAK FİLMLERİ ÜZERİNE BİR İNCELEME)
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Radyo Televizyon ve Sinema Anabilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BUŞRA KARADUMAN
Danışman: İrfan Hıdıroğlu
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:İnsan, tarihin her döneminde anlatan bir varlık olmuştur. Söylentiler, masallar, hikâyeler ve efsanelerin her biri birer anlatı formudur. Doğal olarak da her anlatı az ya da çok kurmaca niteliğine yaslanır. Anlatı kavramının kapsam ve sınırlarının en somut karşılığı insanlık tarihinin kadim sanatlarından birisi olan tiyatroda görülebilir. Özü itibariyle mimetik bir temsil olan tiyatro sanatıyla ilgili kuramsal nitelik taşıyan ilk görüşlere Antik Yunan'da rastlanır. Bu konuda günümüze kadar ulaşmış en eski eser Aristoteles'in sanat konusundaki görüşlerine yer verdiği Poetika'dır. Aristoteles bu eserde tragedyanın işlevi, ilkeleri ve dramatik yapı hakkında temel düşüncelerini açıklar. Poetika, tiyatro kuramı açısından ilk olma özelliği taşıyan bir eserdir. Aristotelesçi oyun sanatının yapısal ilkeleri yüzyıllar boyunca tiyatro sanatına ve sonrasında da sinema sanatına kaynak olmuştur. Sinemanın erken dönemlerinde söz konusu olmasa da, sinemanın bir sanat olarak kabul görmeye başlamasıyla birlikte ''anlatı'' kavramı tartışmaya açılmıştır. Anlatı kavramının kuramsal düzlemde tartışmaya açılmasının sonucunda sinema tarihinde iki majör anlatı geleneği yerleşik hale gelmiştir: klasik anlatı sineması geleneği ve modern anlatı sineması geleneği. Elbette, sinemanın icadını takip eden görece uzun yıllar boyunca tek egemen anlatı, klasik Hollywood sinemasında en somut karşılığını bulan klasik anlatı sinemasıdır. Star sistemini ve stüdyo sistemini kullanarak ticari anlamda da küresel bir kült haline gelen klasik anlatı sineması geleneğinin ''tür filmleri'' ile çok yakın ilişkileri söz konusudur. Sinemada türlerin ortaya çıkışı ve devamlılığı ile birlikte de her türün kendisine ait bir atmosferi ve çeşitli uylaşımları olmuştur. Bu uylaşımlar çeşitli şablonları, klişeleri ve stereotipleri içerdiği için klasik Hollywood sinemasında ve dolayısıyla da klasik anlatı sinemasında rahatlıkla kabul görmüştür. Bu kabulün arkasında ise Hollywood'un denenmiş, seyirci tarafından kabul edilmiş, ticari olarak başarılı olacağı öngörülen ve belirli bir formülasyona uyan yapımlara fazlasıyla açık olması vardır. Tür filmleri uzunca bir süre klasik anlatı sinemasının taşıyıcılığını yapmıştır ve halen yapmaya devam etmektedir. Elbette bu durum tüm tür filmlerinin klasik anlatı sineması geleneğine ait olduğu anlamına gelmemektedir. Bu çalışmada, fantastik Türk sinemasının anlatı yapısının hangi anlatı geleneğini takip ettiği ve hangi geleneğin uylaşımlarına ne derece uyduğu ortaya koyulmaya çalışılmıştır. Çalışma çerçevesinde, her biri yerli fantastik sinema açısından çeşitli yönleriyle önemli olan 3 film çözümlenmiştir. Çalışma kapsamında ilk olarak tür kavramının sınırlarını ve iki majör anlatı geleneğinin tarihsel seyrini, özelliklerini ve farklarını ortaya koymak amaçlanmıştır. Bu sebeple, kaynak taraması yöntemine başvurulmuştur. Yapılan kaynak taraması sonucunda anlatı geleneklerinin temel ayrımları değerlendirilmiş ve örnekleme dâhil edilen filmler bu ayrımlar üzerinden incelenmiştir. Filmlerin karakteristiklerini nesnel bir biçimde çözümlemek için içerik analizi yöntemi kullanılmıştır.