Morkaraman ve tuj koyunlarında laktasyon süt verim özellikleri, süt bileşenleri, sütteki somatik hücre sayısı ve lipid profillerinin belirlenmesi
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Zootekni Anabilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2017
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: Ülkü Dağdelen
Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Nurinisa ESENBUĞA
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu çalışmanın amacı Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesine bağlı Ziraat İşletme Müdürlüğünün Koyunculuk Şubesinde yetiştirilen 41 baş Morkaraman ve 47 baş Tuj ırkı koyunların laktasyon süt verim özellikleri, süt bileşenleri, somatik hücre sayısı (SHS) ve lipid profilleri ve bu özellikleri etkileyen ırk, yaş ve mera dönemi gibi bazı çevre faktörlerinin etkilerinin araştırılmasıdır. Koyunlarda ırkın hiçbir laktasyon süt verim özelliği üzerinde istatistiki olarak önemli olmadığı, yaşın ise günlük ortalama süt verimi ve laktasyon süt verimi üzerine önemli derecede (p<0,05), laktasyon süresi üzerine çok önemli derecede (p<0,01) etkili olduğu belirlenmiştir. Yağ oranı üzerine mera dönemi etkisi çok önemli (p<0,01) bulunurken, ırk ve yaşın etkisi önemli (p<0,05) bulunmuştur. Yağsız kuru madde oranı üzerinde mera dönemi çok önemli (p<0,01) ve ırkın etkisi önemli (p<0,05) olarak tespit edilmiştir. Süt protein oranı üzerine ırk ve mera döneminin önemli etkisi olduğu (p<0,05) belirlenmiştir. Yapılan istatistiki analizler sonucunda ırk ve yaş interaksiyonunun sadece yağ oranı üzerinde etkili olduğu (p<0,05) tespit edilmiştir. SHS'na göre ırk, mera dönemi ve yaşın SHS üzerine etkisinin önemsiz olduğu tespit edilmiştir. Yapılan çalışmada, sütteki triasilgliserol, fosfolipid, serbest yağ asitleri ve monoasilgliserol oranları üzerinde ırkın ve hayvan yaşının etkisinin olmadığı gözlenirken, hayvanın otladığı mera döneminin bu oranlar üzerinde etkili (p<0.01) olduğu tespit edilmiştir. Tuj ırkının sütlerinde belirlenen kolesterol miktarının Morkaramanlardan elde edilenlere göre önemli (p<0,05) oranda daha yüksek olduğu tespit edilmiştir.