STABİLİZE ARITMA ÇAMURLARININ FARKLI TEKSTÜRLÜ TOPRAKLARA FARKLI DOZLARDA UYGULANMASININ SULAMA AÇISINDAN ÖNEMLİ TOPRAK ÖZELLİKLERİNE ETKİSİ
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Tarımsal Yapılar ve Sulama Anabilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2019
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: Erdem BUCUĞA
Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Üstün ŞAHİN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Tarım topraklarının sürdürülebilir yönetiminde, pratik ve çevreci yaklaşımlarla toprakların organik madde içeriklerinin artırılması önemlidir. Bu kapsamda organik maddece zengin atık materyallerin tarım alanlarında kullanımı giderek yaygınlaşmaktadır. Bu çalışmada, Erzurum Biyolojik Arıtma Tesisi stabilize arıtma çamurlarının, farklı bünyeli (kumlu tın, tın, kil) bölge topraklarına farklı dozlarda (0, 30, 60, 90, 120 t/ha) uygulanmasının toprakların kimyasal, fiziksel ve hidrolik özelliklerine etkisi araştırılmıştır. Tam şansa bağlı deneme desenine göre üç tekerrürlü yürütülen çalışmada; tüm toprak tiplerinde arıtma çamuru doz artışıyla EC, organik madde, porozite, ıslak agregat stabilitesi, tarla kapasitesi ve solma noktasında tutulan nem, yarayışlı su ve hidrolik iletkenlikte çok önemli seviyede (p<0,01) artışlar, pH, CaCO3 ve kütle yoğunluğu değerlerinde de çok önemli seviyede azalışlar (p<0,01) belirlenmiştir. En yüksek ve düşük değerlerin elde edildiği 120 t/ha uygulamasında kontrol (0 t/ha) uygulamasına göre artışlar sırasıyla kumlu tın bünyeli toprakta %8,5, %43,6, %6,1, %55,6, %28,7, %20,7, %36,3, %178, tın bünyeli toprakta %17,0, %40,5, %4,6, %83,2, %20,3, %18,2, %21,3, %702 ve kil bünyeli toprakta %19,9, %34,9, %3,9, %126,8, %10,6, %6,9, %13,9, %392 olarak gerçekleşmiş olup azalışlarda sırasıyla kumlu tın bünyeli toprakta %21,4, %9,2, %6,4, tın bünyeli toprakta %18,9, %9,0, %6,4 ve kil bünyeli toprakta %12,8, %12,6, %7,2 olarak belirlenmiştir. Sonuç olarak kaba, orta ve ince bünyeli topraklara stabilize artıma çamurunun yüksek dozda (120 t/ha) karıştırılmasının agregasyonu, poroziteyi, su tutma kapasitesini ve su geçirgenliğini artırarak tarım topraklarının sürdürülebilir yönetimine katkı sağlayacağı söylenebilir.