FFR(Fraksiyonel Akım Rezervi) yapılan hastalarda koroner aterosklerotik plakmorfolojisinin AIP(Aterojenik Plazma İndeksi) ile ilişkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: YUNUS GEYİK
Danışman: Muhammed Hakan TAŞ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışma, FFR (Fraksiyonel Akım Rezervi) ölçümü yapılan hastalarda aterosklerotik plaklar ile ortaya çıkan koroner darlıkların Aterojenik Plazma İndeksi (AIP) ile olan ilişkisini değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Yöntem: Retrospektif olarak tasarladığımız bu çalışmaya, 2014-2019 yılları arasında Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Kliniğine başvurup KAG( koroner anjiyografi) yapıldıktan sonra koronerlerinde orta derecede darlık görüldüğü için FFR yapılan 594 hasta alındı. KAG ve FFR kullanılarak koroner arter hastalığı tanısı konulan bu hastalardan çalışmaya dahil edilme kriterlerini karşılayanlar retrospektif olarak incelenmiştir. Koroner arterlerdeki aterosklerotik lezyonların darlık düzeyleri fonksiyonel olarak FFR ile değerlendirildikten sonra bu hastaların AIP düzeyleri laboratuvar verileri kullanılarak hesaplanmıştır. Çalışmamızda, plakların yol açtığı iskemik darlıkların FFR değerleri ile hastaların AIP değerleri arasındaki olası ilişkiyi analiz etmek için istatistiksel yöntemler kullanılmıştır. Çalışmanın temel hedefi, AIP'nin fonksiyonel olarak önemli koroner darlıklara yol açabilen aterosklerotik plakların bu kardiyovasküler risklerini öngörmede bir biyobelirteç olarak kullanılıp kullanılamayacağını değerlendirmektir. Bulgular: Analizler; temelinde aterosklerotik plakların rol aldığı kritik koroner darlıkların FFR değerleri ile hastaların AIP değerleri arasında anlamlı bir ilişki olduğunu göstermiştir. Yüksek AIP değerlerinin, obstriktif koroner arter hastalıklarında görülmesi kardiyovasküler riskte artış ile ilişkili olduğu ortaya koymuştur. Ancak FFR yapılan DM ve HT risk grubları ile FFR değerleri arasında anlamlı ilşki bulunamamıştır. Sonuç: AIP, aterosklerotik plakların neden olduğu koroner darlıkların değerlendirilmesinde kullanılabilecek değerli bir biyobelirteç olabilir. Bu sonuçlar, koroner arter hastalığının daha etkili yönetimi için yeni yaklaşımlar geliştirilmesini sağlayabilir.