İbrâhîm Abdulkâdir el-Mâzinî'nin Mîmî, Leylâ ve Fetâtu'l-Hâra adlı öykülerinin teknik açıdan incelenmesi
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Arap Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: LEYLA BÜŞRA BANABAK
Danışman: Hayati ÖNCEL
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Arap edebiyatında kısa hikâyenin önderi, XIX. asrın sonlarına doğru Butrus el-Bustanî'nin oğlu Selim Butrus el-Bustanî kabul edilmektedir. Kısa hikâye, başlangıçta Fransızca ve İngilizce başta olmak üzere farklı dillerden Arapça' ya tercüme ve uyarlama biçiminde gerçekleşmiştir. Arap dünyasında modern anlamda hikâye türü ilk defa Mısır'da doğmuş, ardından diğer ülkelere yayılmıştır. Mısır, Suriye ve Irak'ta şekillenen modern Arap hikâyesi, XX. yüzyılın başından I. Dünya Savaşı'na, I. Dünya Savaşı'ndan II. Dünya Savaşı sonlarına ve 1950 yılından günümüze kadar olmak üzere genel olarak üç dönemde ele alınmaktadır. XIX. asrın ikinci yarısı ile XX. yüzyılın ilk çeyreğinde Mustafa Lutfî el-Menfalûtî Arap hikâyeciliğinde en-Nazarât adlı eseriyle dikkat çekmiştir.Kısa hikâye Mısır ve Lübnan'da gazete ve dergilerde yaygın bir şekilde yer alırken diğer Arap ülkeleri bu konuda çok geri kalmıştır. Diğer Arap ülkelerinde kısa hikâye yazımına duyulan ilgi her geçen gün artmaktadır. Mısır'da modern hikâyenin ilk örnekleri Mahmud Teymûr tarafından kaleme alınmıştır. Bazı araştırmacılar, onun Fi'l-Kıtâr adlı eserini (Kahire 1915) Arap edebiyatının ilk modern hikâyesi olarak kabul etmektedirler. Lübnan'da modern hikâyenin ilk göze çarpan yazarı hiç şüphesiz Muhammed Teymûr (öl.1894) dur. Ancak eserleri birçok yabancı dile çevrilen Cibrân Halil Cibrân(1883-1931)'ı hikâye türünün ilk örneği olarak söylemek daha yerinde olacaktır