Menderes Hükümetleri Dönemi Türkiye-Amerika Birleşik Devletleri ilişkileri: 1950-1960


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi Enstitüsü, Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi Anabilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2014

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: RECEP MURAT GEÇİKLİ

Danışman: İsmail Eyyupoğlu

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Türkiye II.Dünya Savaşı sonrasında sıkıntılar içerisindeydi. Ülke kaynaklarının büyük bir kısmı Türk Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyacına ayrılmıştı. Bütçe üzerinde oluşan bu ağır yük, ekonominin diğer alanlarını da derinden etkiliyordu. Genel tüketim maddeleri kolaylıkla bulunamıyordu. Buna karşılık dış politikada da yalnızdı. Türkiye II.Dünya Savaşı'na fiilen katılmadı. Savaşın sonuna doğru galip devletlerin safında yer alabilmek için Almanya ve Japonya'ya savaş ilan etmişse de umduğunu bulamadı. Dünya Doğu ve Batı Bloğu olmak üzere ikiye bölündü. Türkiye geleneksel politikası doğrultusunda Batı Bloğu'nu seçti. Onun askeri ve ekonomik imkânlarından faydalanmak istedi. ABD'nin tavrı bu açıdan oldukça önemliydi. Komşusu SSCB'nin tehdidi altındaydı. Hem güvenlik açısından hem de ekonomik gerekçelerle ABD'den yardım almalıydı. CHP iktidarı döneminde başlatılan Batı Bloğu ile yakınlaşma politikası DP iktidarında daha ileriye götürülecekti. DP, Türkiye'de yapılan üç genel seçimde (14 Mayıs 1950, 2 Mayıs 1954, 27 Ekim 1957) yüksek oranda oy alarak birinci parti oldu. 1950-1960 arasında Adnan Menderes tarafından ilki 22 Mayıs 1950'de olmak beş hükümet (9 Mart 1951, 17 Mayıs 1954, 9 Aralık 1955, 27 Kasım 1957) kuruldu. Bu hükümetlerin tamamına Adnan Menderes Başbakanlık yaptı. Dış Politika ilkesi olarak da ABD başta olmak üzere Batı Bloğu ile ilişkilerin geliştirilmesi ve o dönemin en büyük tehdidi olan uluslararası Komünizm tehlikesine karşı mücadeleyi benimsedi. Ancak işi kolay değildi. Ülkenin ekonomik ve askeri sorunlarının çözümü yüksek miktarda ekonomik desteğe ihtiyaç duyuyordu. Bunu iç ve dış tedbirlerle temin edebilirdi. Fakat Adnan Menderes ülkenin ekonomik yükünü özellikle nüfusun %80'ini oluşturan çiftçiye yansıtmak istemiyordu. Çünkü onlardan oy alıyordu. Bu sebeple başta ABD olmak üzere Avrupa ülkelerinden yardım almaya çalıştı. Bununla birlikte yine ABD'nin yönlendirmesiyle bölgesel işbirliği organizasyonlarında yer aldı. 1950-1960 Dönemi "güvenlik" ve "ekonomi" kavramlarının sıkça vurgulandığı yıllardı. NATO üyeliği, Balkan Paktı, Türkiye-Pakistan İşbirliği Antlaşması, Bağdat Paktı, CENTO bu bağlamda değerlendirilmelidir. Türkiye-ABD ile yaptığı görüşmelerde sürekli olarak güvenliği gerekçe gösterecek ve aldığı ekonomik yardımı artırmaya çalışacaktı. Buna karşılık ABD, Türk ekonomisini yakından takip edecek ve aktarılan kaynakların doğru alanlarda kullanılmasını isteyecekti. Türkiye'nin ekonomisinin istikrarlı olmamasından yakınarak, Ekonomik İstikrar Programları'nın uygulanmasını ısrarla belirtecekti. Kontrollü bütçe de bir diğer talebiydi. Bütün bunlara rağmen ABD, Türkiye'ye yardım fonlarından kaynak ayırmış ve desteğini sürdürmüştü. Türkiye her defasında daha fazla yardım isteyecekti. Fakat sonuçta ABD kendi planlamaları doğrultusunda hareket edecekti. Kültür, eğitim ve sağlık alanında da ilişkiler geliştirilmeye çalışılacaktı. 27 Mayıs 1960 Askeri Darbesi'ne kadar süreç böyle işleyecekti.