Pubertede leptin, kisspeptin, irisin, miyostatin ve omentin düzeyleri ile yağ ve kas dokusu arasındaki ilişki
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ZELİHA BAŞAK POLAT
Danışman: Zerrin Orbak
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve Amaç: Puberte sekonder seks karakterlerinin gelişiminin başlangıcından, cinsiyet maturasyonunun ve üreme yeteneğinin kazanılması arasındaki gelişimsel bir dönemdir. Pubertenin başlangıcı ile birlikte hipotalamo-hipofizer sistem aracılığıyla situmulan sistem devreye girerek GnRH salınımı ortaya çıkar ve GnRH etkisi ile FSH, LH ve E2 başta olmak üzere vücutta birçok hormonun sentezi artar. Bu hormonlar; kas gelişimi, vücut yağ dağılımı ve kemik metabolizması üzerinde değişiklikler meydana getirir. Bu çalışmada FSH, LH ve E2 değerlerindeki değişime ek olarak miyostatin, irisin, kisspeptin, omentin ve leptin düzeylerindeki değişimler ve bu değişimlerin fiziksel özelliklerle ilişkisi araştırılmıştır. Yöntem: Çalışmaya 8-16 yaş arası, kız ve erkek olgu dağılımı eşit olacak şekilde toplam 150 çocuk dâhil edilmiştir. Pubertenin her dönemi için 15 olgu alınmış, olguların demografik, klinik ve laboratuvar bulguları kaydedilmiştir. Çalışmaya sağlıklı olgular dâhil edilmiş ve obez olan, malnütrisyonu olan, kronik hastalığı olan ve endokrin problemleri olan çocuklar dışlanmıştır. Serum örneklerinde irisin, omentin, leptin, kisspeptin ve miyostatin düzeyleri ELİSA yöntemi ile analiz edilmiştir. Bulgular: Olguların yarısı kız, yarısı erkek olup, her Tanner evresinden her cinsiyette 15'er sağlıklı olgu çalışmaya dâhil edilmiştir. Erkek yaş ortalaması 12.65 ± 1.99 yıl, kız yaş ortalaması11.8 ± 1.9 yıldır. Her iki cinsiyet için de Tanner evresi arttıkça yaş, ağırlık, boy, bel çevresi, kalça çevresi ve yağ oranında istatistiksel açıdan anlamlı artış olduğu görülmüştür (p<0.001). Biyokimyasal veriler cinsiyete göre incelendiğinde kız olgularda FSH, LH, E2 ve leptin değerlerinin erkek olgulara göre istatistiksel açıdan ileri derecede anlamlı yüksek olduğu görülmüştür. (p<0.001). Serum leptin düzeyi kızlarda 322.27 ± 773.64 uL iken erkeklerde 228.89 ± 713.84 uL'dir. Serum omentin düzeyi erkeklerde 37.2 ± 16.47 ng/ml, kızlarda 31.25 ± 17.84 ng/ml olup cinsiyetler arasında anlamlı farklılık vardır (p). Biyokimyasal değerlerin Tanner evresi ile ilişkisine bakıldığında her iki cinsiyette de FSH, LH ve E2 değerlerinin ileri derecede anlamlı şekilde arttığı (p<0.001) buna ek olarak kız olgularda irisin hormonunun (p=0.015) ve leptin hormonunun Tanner evresi arttıkça istatistiksel açıdan anlamlı olarak arttığı görülmüştür (p=0.031). Olguların antropometrik özellikleri ile biyokimyasal değerleri arasındaki ilişki değerlendirildiğinde erkek olgularda; irisin ve kalça çevresi (p<0.001) ile BMI (p=0.024) arasında, leptin ile kalça çevresi (p=0.005), yağ oranı (p<0.001), BMI (p=0.001) ve rölatif tartı (RT) (p=0.009) arasında istatistiksel açıdan anlamlı ilişki görülmüştür. Diğer parametreler ve kan değerleri arasında ilişki saptanmamıştır. Kız olguların sonuçlarına bakıldığında; kisspeptin ve rölatif tartı (RT) arasındaki istatistiksel anlamlı ilişki (p=0.04) dışında diğer parametreler arasında anlamlı ilişki görülmemiştir. Ayrıca biyokimyasal verilerin kendi aralarındaki ilişkisine bakıldığında; miyostatin ile kisspeptin ve omentin arasında ve kisspeptin ile irisin arasında ileri derecede anlamlı pozitif ilişki saptanmıştır (p<0.001). Yine kisspeptin ile omentin (p=0.002) ve leptin (p=0.043) arasında da istatistiksel açıdan anlamlı pozitif ilişki görülmüştür. Sonuç: Pubertede boy, ağırlık, BMI, bel, kalça çevresi, bel/kalça çevresi oranı artışlarına ek olarak FSH, LH ve E2 düzeylerinde anlamlı artışlar olmuştur. Erkeklerde bel/kalça çevresi oranı daha yüksek iken RT kızlarda daha yüksek bulunmuş olup erkek çocuklarda santral kızlarda ise genel yağ depolanması olduğunu göstermektedir. Yine kızlarda pubertal dönemde serum omentin düzeyi daha düşük, serum leptin düzeyi ise daha yüksek bulunmuş olması pubertede serum omentin ve leptin düzeylerinin cinsiyetten etkilendiğini vurgulamaktadır. Anahtar Kelimeler: Puberte, puberte hormonları, pubertede fiziksel ve biyokimyasal değişimler, leptin, miyostatin, kisspeptin, irisin, omentin