Nazal polipozisli hastalarda oksidatif DNA hasarı


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2009

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: HAKAN ERDEM

Danışman: Harun ÜÇÜNCÜ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Nazal polipozis; nazal poliplerin bilateral görüldüğü, astım, allerji, aspirin ve diğer nonsteroid antienflamatuvar ilaç intoleransının eşlik ettiği, lokal veya sistemik immün mekanizma bozuklukları ile birlikte olabilen kronik, rekürren ve enflamatuvar bir hastalıktır. Nazal polipozisli hastalarda yapılan çalışmalarda; çoğunlukla etyopatogez ve tedavi ile ilgili konular üzerinde odaklanmış, özellikle lipit ve DNA'daki oksidatif değişimler ise çok az incelenmiştir. Bu nedenle; çalışmamızda nazal polipozisli hastalarda, kronik hipoksi sonucu hücresel düzeyde ortaya çıkan, DNA hasarı ürün olan sekizhidroksideoksiguanin (8OHdG) ve hücre duvarı lipit peroksidasyonu ürünü malondialdehit (MDA) düzeyini kan ve idrarda belirleyip, oksidatif stresin DNA hasarı üzerindeki etkisini incelemeyi amaçladık.Çalışmamızda; yaşları 18-40 arasında değişen toplam 100 kişi çalışmaya dahil edildi. Bunların 50'si hasta grubu, 50'si kontrol grubundan oluşmaktaydı. Gruplardan 2 ml tam kan ve 5 ml spot idrar örnekleri alındı. Alınan tam kan ve idrar örneklerinden, DNA oksidasyonu ve MDA analizleri yapıldı.Bulgularımız; nazal polipozisde oksidatif DNA hasarının arttığını açıkça göstermektedir. Hasta ve kontrol grubundan alınan kan ve idrar örneklerinde ölçülen 8-OH-dG ve MDA düzeyleri, istatistiksel olarak anlamlı (p<0.001) olduğunundan dolayı, hasta grubunda anlamlı derecede artmış olduğu gözlendi.Hasta grubundan alınan kan örneklerinde ölçülen 8-OH-dG ve MDA düzeyleri, istatistiksel olarak anlamlı (p<0.05) olduğunundan dolayı, hasta grubunda 8-OH-dG ve MDA kan düzeyleri arasında pozitif korelasyonun olduğu gözlendi.Hasta grubundan alınan idrar örneklerinde ölçülen 8-OH-dG ve MDA düzeyleri, istatistiksel olarak anlamlı (p<0.01) olduğunundan dolayı hasta grubunda 8-OH-dG ve MDA idrar düzeyleri arasında pozitif korelasyonun olduğu gözlendi.Çalışmamızın sonucunda; nazal polipozisde oksidatif DNA hasarının varlığını açıkça görmekteyiz. Nazal polipozis; kronik hastalık olması, solunum sisteminde meydana getirdiği değişikliklerin kalıcı olması özeliğinden dolayı, oksidatif DNA hasarı düzeylerinin, sürekli artmasına uygun zemin oluşturmaktadır. Oluşabilecek zararın minimal düzeyde kalabilmesi ve geriye döndürülmesi için, nazal polipozisin erken zamanda farkedilip tedavi edilmesini zorunlu kılmaktadır.