Yüksek serum psa seviyesi ve negatif prostat biyopsi sonucu olan benign prostat hiperplazili hastalarda prostatektomi sonrası tekrar değerlendirme
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2009
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: Şenol Adanur
Danışman: Özkan Polat
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu çalışmamızda, yüksek serum prostat spesifik antijen (PSA) değerleri nedeni ile prostat biyopsisi alınan ve histopatolojik tanısı tümör negatif olarak rapor edilen hastaların, prostatektomi sonrasında rezeke edilen prostat dokularının histopatolojik değerlendirilmesi ve postoperatif 3. ve 6. aylarda serum PSA seviyelerindeki değişikliklere bakılarak benign prostat hiperplazisi (BPH)'ne bağlı PSA yükselmesinin postoperatif değerlendirilmesi amaçlanmıştır.Bu çalışma Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Üroloji Anabilim Dalında yapıldı. Serum PSA değeri 4 ng/mL'nin üzerinde olan 100 hasta çalışmaya alındı. Hastalardan kliniğimizdeki ultrasonografi cihazı ile prostat histopatolojisini belirlemek için 14 kadran tru-cut prostat biyopsisi alındı. Biyopsi materyalleri Patoloji Anabilim dalında incelendi. Prostat biyopsi sonuçları tümör negatif gelen hastalara transüretral prostat rezeksiyonu (TUR-P) veya açık prostatektomi operasyonu uygulandı. Operasyonda rezeke edilen prostat dokuları histopatolojik olarak değerlendirildi. Operasyon sonrası 3. ay ve 6. ay da hastalar kontrole çağrılarak serum total PSA (tPSA) ve serbest PSA (fPSA) düzeyleri Biyokimya Anabilim Dalı hormon laboratuarında çalışıldı.İstatistiki analiz için Kolmogorov-Smirnov, Friedman varyans analiz testi ve Wilcoxon testi kullanıldı. P < 0.05 olması durumunda fark istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi.Operasyon öncesi ortalama tPSA ve fPSA değerleri ile operasyon sonrası 3. ay ve 6. ay ortalama tPSA ve fPSA değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı fark tespit edildi(p=0,0001). Hastaların postoperatif materyallerinin histopatolojik değerlendirilmesi sonucunda % 84'ünde BPH, % 12'sinde BPH+prostatit ve % 4'ünde prostat kanseri tespit edildi.Sonuç olarak, serum PSA yüksekliği nedeniyle prostat biyopsisi yapıldıktan sonra patoloji sonucu tümör negatif rapor edilen BPH'lı hastalar, şüphe edilmeden opere edilebilmekte ve operasyon sonrası serum PSA değerlerinin anlamlı derecede düşerek normal seviyenin altına indiği görülmektedir. Prostatektomi geçiren hastalarda ameliyat sonrası serum PSA düzeyleri yorumlanırken dikkatli olunmalı ve bu hasta grubunda yeni ve normalden daha düşük bir referans aralığının oluşabileceği akılda tutulmalıdır.