Jinekolojik kitlelerde malign ve benign ayrımında difüzyon ağırlıklı mrg (dag) ve adc değerlerinin tanıdaki yeri
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2018
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: AYSEL ÖNEM AYDIN
Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Ümmügülsüm BAYRAKTUTAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:ÖZET GİRİŞ VE AMAÇ:Konvansiyonel Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRG), jinekolojik lezyonların görüntülenmesinde belirgin bir role sahiptir. Difüzyon Ağırlıklı Görüntüleme (DAG), dokulardaki suyun mikro ortamı hakkında fonksiyonel bilgi sağlar ve böylece konvansiyonel MR görüntülerinden elde edilen morfolojik bilgileri arttırır. Böylece DAG jinekolojik tümörlerin değerlendirilmesinde konvansiyonel MR görüntülemeye ek olarak; lezyon karakterizasyonunda, tümör evrelendirmesinde, tedaviye cevabın değerlendirilmesinde ve tedavi takibinde yarar sağlar. Bu çalışmanın amacı, jinekolojik kitle ön tanısıyla alt batın DAG tetkiki yapılan kadın hastalarda lezyonların malign ve benign ayrımında DAG ve ADC değerlerinin, postoperatif patoloji sonuçları ile birlikte retrospektif olarak değerlendirilerek tanıya katkısının araştırılmasıdır. YÖNTEM: Çalışmamıza 2014-2017 tarihleri arasında, Radyoloji Anabilim Dalı MR Ünitesi'ne jinekolojik kitle ön tanısıyla alt batın MRG tetkiki istenen 21-82 yaş aralığındaki, opere edilen ve patoloji sonuçları bulunan toplam 140 hasta dahil edildi. Bu hastalardan DAG ile sırasıyla b50, b400 ve b800 gradiyent değerlerinde difüzyon ağırlıklı EPI görüntüler alındı. Pelvik kitle saptanan olgularda lezyonların ADC değerleri ölçüldü. Cerrahi işlem sonrası histopatoloji sonucu malign olarak gelen hastalar ile benign olarak gelen hastaların kitlelerinin b50, b400, b800 sn/mm2 ve ADC değerleri karşılaştırıldı. BULGULAR:Malign uterus kitlesi saptanan 20 olgunun lezyona ait ortalama ADC değeri (805,5 x10-6 mm²/sn) , benign uterus kitlesi saptanan 20 olgunun lezyona ait ortalama ADC değerlerinden (1128 x10-6 mm²/sn) düşük olup aradaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p 0,05). SONUÇ: Sonuç olarak; uterus benign ve malign solid lezyonlarının ADC değer ölçümleri tanıya katkı sağlamaktadır. Overin benign solid lezyonları, malign solid lezyonları ve malign kompleks kistik lezyonlarının solid kısmı değerlendirilmiş ve ADC değeri tanıya katkı sağlamıştır. Ancak overin benign kistik lezyonları ile malign kompleks kistik lezyonlarının kistik kısımlarının ayırıcı tanısının yapılmasında b50, b400, b800 sn/mm2 ve ADC değerlerinin tanıya katkı sağlamadığı saptanmıştır.