Membranöz glomerülonefritli hastalarda klinik seyir, tedavi ve klinik seyiri etkileyen faktörler
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2017
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: İBRAHİM TARDUŞ
Danışman: Abdullah UYANIK
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Membranöz Glomerülonefritli Hastalarda Klinik Seyir, Tedavi ve Klinik Seyiri Etkileyen Faktörler Bu çalışma Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları Anabilim Dalı, Nefroloji Kliniği'nce patolojik olarak Membranöz Glomerülonefrit (MGN) tanısıyla izlenen 43 hastayı kapsamaktadır. Veriler 1998-2016 yılları arasındaki kayıtlara dayanmaktadır. İncelenen dosyalarda hastalara ilişkin demografik veriler, klinik bulgular, takip süresi, laboratuvar bulguları ve aldıkları tedaviler araştırılmıştır. Çalışmamızda hastaların yaşları 14–70 arasında değişmekte olup yaş ortalaması 36 ± 14 bulundu, 27'si erkek (%63), 16'sı kadındı (%37). Tanı aşamasındaki kreatinin seviyeleri 0,5-1,9 mg/dl arasında değişmekte olup ortalama 0,94 ± 0,3 mg/dl bulundu. Hastaların dokuzunda (%21) 1g/gün'den az, sekizinde (%18) 1-3,5 g/gün, 26'sında (%61) 3,5 g/gün'ün üzerinde proteinüri mevcuttu. Ortalama albümin değeri 2,5 ± 1 g/dl idi. Hastaların %14'ünde anemi saptandı, %66'sında hipertrigliseridemi saptandı, %74'ünde LDL kolesterol değeri yüksek olarak bulundu. Hastalardan 13'ünün (%30) takip edildikleri süre boyunca herhangi bir immünsüpresif tedavi almadığı, 30 hastada (%60) ise bir ya da daha fazla immünsüpresif ilaç kullanıldığı saptandı. Albümin, proteinüri ve kreatinin değerlerinin başlangıç değerleriyle, hastaların son takibe geldiği değerler arasındaki fark Eşleştirilmiş Örneklem t Testi ile istatistiksel olarak analiz edildi. İmmünsüpresif tedavi alan hastalarda plazma albümin düzeyi ve hastaların proteinürisinde istatistiksel olarak anlamlı bir iyileşme saptandı (p<0,01). Yalnızca ACEİ/ARB alan hastalarda aynı test ile yapılan istatistiksel analizde hastaların proteinürisindeki düzelme anlamlı bulundu (p<0,01). Statin almayan 23 hastada immünsüpresif tedavi alsın ya da almasın, MGN tedavisi sonrası LDL kolesterol değerlerinde düzelme istatistiksel olarak anlamlı bulundu (p<0,05). Takiplerde iki hastada (%5) renal replasman tedavisi ihtiyacı oluştuğu ve bir hastada pulmoner emboli geliştiği saptandı. Sonuç olarak çalışmamızda MGN'lerin doğal seyrinin sıklıkla durağan, nadiren progresif olduğu görüldü. Başvurudaki evre ve takipteki seyire göre doğru endikasyon konularak verilen immünsüpresif ve immünsüpresif olmayan tedavilerin hastalığın tedavisinde etkin olduğu, progresyonu azalttığı ve istatistiksel olarak anlamlı yanıt alındığı görüldü. Ancak tedavi başarısı %100 olmayıp tedaviye rağmen bazı hastalarda progresif hastalığın mevcudiyeti ek tedavi prensiplerinin geliştirilmesini zorunlu kılmaktadır. Anahtar kelimeler: Membranöz Glomerulonefrit, Demografik Özellikler, Klinik Seyir, Tedavi