Erzurum İl Merkezi'nde doğurganlık çağındaki kadınlarda depresif bozuklukların yaygınlığı ve ilişkili etmenler


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Tıp Fakültesi, PSİKİYATRİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2010

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: NERİMAN ARAS

Danışman: Elif ORAL

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu araştırmada Erzurum İl Merkezi'nde doğurganlık çağındaki kadınlarda Depresif Bozuklukların yaygınlığı ve ilişkili faktörlerin belirlenmesi amaçlanmıştır.Çalışmaya il merkezindeki 113 aile hekimi arasından basit rastgele yöntemle seçilen 32 aile hekiminin bölgesindeki 15-49 yaş grubu kadınlardan toplam 589 kişi dahil edilmiştir. Katılımcılara tarama testi olarak Genel Sağlık Anketi-28 ve Edinburgh Doğum Sonrası Depresyon Ölçeği uygulanmıştır. Depresif Bozuklukların yaygınlığı SCID-I (DSM-IV için Yapılandırılmış Klinik Görüşme) ve premenstrüel sendrom için Premenstrüel Değerlendirme Formu; ilişkili risk faktörleri için sosyodemografik veri formu, depresyonun şiddeti için Hamilton Depresyon Derecelendirme Ölçeği, işlevsellik ve yetiyitimi düzeyleri için İşlevselliğin Genel Değerlendirmesi ve Kısa Yetiyitimi Ölçeği ile sosyal destek için Aileden Algılanan Sosyal Destek Ölçeği kullanılarak araştırılmıştır.Örneklemin yaş ortalaması 31.03±13.37, kadınların %73'ü evli, %23.8'i bekardı. Yaş dağılımları arasında farklılık yoktu. Evlilik yaşı ortalaması 20.65±3.75 ve ortalama yaşayan çocuk sayısı 2.53±1.49; anne olma yaşı 21.92±3.76 idi. Kadınların %31.9'u okur-yazar değil veya sadece okur-yazar, %30.8'i sekiz yıl ve altı eğitime sahipti. %73'ü ev hanımı, %19.5'i 1500 YTL üzeri gelire sahipti. %5.1'i psikiyatrik semptomları nedeniyle ruh sağlığı hizmeti almıştı. Evli olanların %43.5'i 15-19 yaşlar arasında evlenmiş, çocuğu olanların %51.7'si 20-24 yaşlar arasında anne olmuştu.Araştırmaya alınan kadınların %32.8'inde Depresif Bozukluk saptandı. Major Depresif Bozukluk %17.8, Çifte Depresyon %9.5, Minör Depresyon %5.3 oranlarındaydı. Premenstrüel Disforik Bozukluk için riskli olan, şiddetli belirtilere sahip kadınların oranı %14.1 idi.Depresif Bozukluklarla ilişki olduğu belirlenen sosyodemografik veriler; medeni durumunun dul-boşanmış olması, eğitim ve gelir seviyesinin düşük olması, mesleğinin ev hanımı ya da işçi olması, evlilik ve anne olma yaşının erken olması, eşinin eğitim seviyesinin düşüklüğü ve eşinin çalışmıyor olması ile 3 ve daha fazla çocuğa sahip olma olarak belirlenmiştir. Depresif bozukluk saptanan kadınların %84.0'ında hafif ya da orta şiddetli depresyon olduğu, %82.9'unda yetiyitimi olduğu, depresyon şiddeti ile işlevsellik ve sosyal destek arasında negatif bir korelasyon olduğu saptandı.İşlevsellikte kayıp ve yetiyitimine yol açan depresif bozuklukların erken tanısı ve tedavisi sağlanmalıdır. Bu amaçla birinci basamak hekimleri ile işbirliğinin artırılması ve birinci basamakta tanı ve tedavinin sağlanması gerekmektedir.Anahtar Sözcükler: Depresif bozukluk, doğurganlık çağı, kadın