Rozasea'da hastalık şiddetiyle sosyal fobi, anksiyete, benlik saygısı, uyku kalitesi ve dermatolojik yaşam kalite indeksi arasındaki ilişki


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Tıp Fakültesi, DERİ VE ZÜHREVİ HASTALIKLAR ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MERVE BİNGÖL

Danışman: Erdal PALA

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: Rozasea, klinik belirtileri hastadan hastaya değişmekle birlikte sıklıkla yüzü etkileyen; flushing, kalıcı eritem, papül, püstül, telenjiektazi ve fimatöz değişikliklere neden olan, tekrarlayan remisyon ve ataklarla karakterize, kronik ve inflamatuar kutanöz bir hastalık olarak bilinmektedir. Kesin etiyolojisi tam olarak aydınlatılamamış olsa da, emosyonel stresin ana tetikleyici etkenlerden biri olduğu düşünülmektedir. Bireylerdeki genel yakınma hastalığın şiddetine bağlı olarak farklılık gösterir ancak bu bireylerde psikososyal yakınmalar oldukça yaygındır. Biz çalışmamızda; rozasealı bireylerde normal popülasyona kıyasla psikososyal yakınmaları değerlendirmek, aynı zamanda hastalık şiddetiyle bu yakınmaların farklılık gösterip göstermediğini saptamak istedik. Gereç ve Yöntem: Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Deri ve Zührevi Hastalıkları Anabilim Dalı polikliniği'ne başvuran 25- 60 yaş aralığında 75 rozasea hastası, yaş, cinsiyet, medeni hal, gelir düzeyi, eğitim durumu, meslek ve yaşanılan yer gibi sosyodemografik özellikleri benzer, başka dermatolojik problemler nedeni ile başvuran 75 kontrol grup çalışmaya alınmıştır. Aynı zamanda hem vaka hem de kontrol grubunda rozasea ayırıcı tanısına giren veya fasyal bölgeyi tutan hastalık, uykuyu etkileyecek herhangi bir hastalığı olan, psikiyatrik ilaç veya psikiyatrik hastalık öyküsü olan kişiler çalışma dışı bırakılmıştır. Hasta ve kontrol grubuna Liebowitz Sosyal Fobi Ölçeği (LSFÖ), Beck anksiyete skalası (BAS), Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği (RBSÖ), Pittsburgh Uyku Kalitesi İndeks (PUKİ) ve Dermatolojide Yaşam Kalite İndeksi (DYKİ) uygulanarak kontrol grubuyla ve de hastalığın şiddetiyle arada anlamlı fark olup olmadığı değerlendirilmiştir. Çalışma sonucunda elde edilen verilerin istatistiksel analizi SPSS versiyon 21 yazılımı kullanılarak yapılmıştır. Bulgular: Vaka ve kontrol grupları arasında, vaka grubunun; performans kaygı skorları, sosyal kaygı skorları, performans kaçınma skorları, sosyal kaçınma skorları, Liebowitz Sosyal Fobi Ölçeği puan ortancası, kontrol grubuna göre anlamlı derecede yüksekti(p<0,001, p<0,001, p<0,001, p<0,001, p<0,001). Beck anksiyete skorlamasında orta ve yüksek düzeyde anksiyetesi olanların çoğunluğu vaka grubu iken, düşük anksiyetesi olanlarda kontrol grubu daha fazlaydı(p< 0.001). Pittsburgh Uyku Kalite İndeksi değerlendirmesinde, vaka grubunun uyku ilacı kullanımı ve gündüz işlev bozukluğu kontrol grubundan anlamlı derecede yüksekti(p=0,001, p=0,001). Yine Rosenberg Benlik Saygı Ölçeği'nde; kontrol grubunun benlik saygı ölçeği puanı düşük olması oranı, hasta grubundan daha fazlaydı(p<0.001). Son olarak Dermatolojik Yaşam Kalite İndeksi ölçümlerinde ise; yaşam kalite etkilenme düzeyi fazla- çok fazla olanlarda vaka grubu, etkilenmemiş- hafif olanlarda kontrol grubu çoğunluktaydı(p<0.001). Hastaların hastalık şiddeti ile ölçek puanları ilişkisi incelendiğinde; Liebowitz Sosyal Fobi Ölçeği, Beck Anksiyete Ölçeği, Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği ve Dermatolojik Yaşam Kalite İndeksi Ölçeği skor ve düzeyleri arasında anlamlı korelasyon saptanmadı. Hastalık şiddeti ile Pittsburg uyku kalite indeksi skoru arasında ise düşük düzeyde pozitif korelasyon olduğu görüldü. Sonuç: Rozasea hala etiyoloji tespitinde ve tedavisinde zorluklar yaşanan bir hastalıktır. Çalışmamızın sonucunda, bu hastalıkta poliklinik ortamında kolayca uygulanabilecek bazı psikososyal anketlerin kullanılmasının, hastaların tedavisinin optimum düzeyde tutulmasına yardımcı olabileceği kanaatindeyiz. Anahtar Kelimeler: Anksiyete, Benlik, Psikodermatoloji, Rozasea, Uyku