2014-2017 yılları arasında yenidoğan yoğun bakım ünitemizde takip edilen ileri derecede düşük doğum ağırlıklı bebeklerin mortalite ve morbidite verilerinin retrospektif analizi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2018
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ÖZLEM KESER
Danışman: Kadir Şerafettin TEKGÜNDÜZ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:ÖZET 2014-2017 Yılları Arasında Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitemizde Takip Edilen İleri Derecede Düşük Doğum Ağırlıklı Bebeklerin Mortalite ve Morbidite Verilerinin Retrospektif Analizi Giriş ve Amaç: Gelişen teknoloji ve bakım kaltesinin artması çok düşük doğum ağırlıklı bebeklerin artmış yaşama oranları daha fazla morbiditeyi de beraberinde getirmiştir. Bu çalışmada prematüre bebeklerde mortalite ve morbiditenin önemli nedenlerinden olan respiratuar distres sendromu (RDS), bronkopulmoner displazi (BPD), nekrotizan enterokolit (NEK), prematüre retinopatisi (ROP), intrakraniyal kanama (İKK), patent duktus arteriozus (PDA) gibi prematürite sorunlarının değerlendirilmesi; risk faktörleri, demografik veriler, klinik bulgular ve birbirleriyle ilişkisinin; aynı zamanda patent duktus arteriozusun yüksek rakım ile ilişkisinin araştırılması amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Retrospektif olarak düzenlenen bu çalışmaya, Ağustos 2013 ve Ekim 2017 tarihleri arasında 2.5 mm) idi. Çalışmamızda PDA sıklığı % 58,5 (117 bebek) ile 2010 NICHD verilerine göre %47 olarak belirtilen PDA insidansından yüksekti. Bu durum yüksek rakıma bağlı oksijen basıncının düşük olmasına bağlandı. Patent duktus arteriyozus sıklığı prematüre bebeklerde doğum ağırlığı ve haftası azaldıkça arttığı görüldü. Tüm izlemler boyunca HAPDA olduğu tespit edilen ve PDA kapatma tedavisi verilen 114 bebeğin 86'sında (%72,8) PDA kapandı, kapanmayan 28 bebekten 21 tanesine (%10,5) de cerrahi ligasyon uygulandı. Hemodinamik anlamlı PDA medikal kapatma tedavisine yanıtının oral ibuprofen ve intravenöz parasetamol gruplarında benzer olduğu ve kapanma oranlarının literatür ile uyumlu olduğu görüldü. Hemodinamik anlamlı PDA kapatma tedavisi alan tüm hastalarda doğum ağırlığı ve gestasyon haftası için tedaviden fayda gördüğü bir eşik değeri bulmak amacıyla ROC eğrisi yaptık. 0,671 duyarlılık ve 0,539 seçicilikte gestasyon haftası için eşik değeri 27,50 hafta , 0,647 duyarlılık ve 0,522 seçicilikte doğum ağırlığı için eşik değeri 842,50 gr olarak bulundu. Bu eşik değerlerinin duyarlılık ve seçicilikleri istenen seviyelerde idi. Bu sonucun kapatma tedavisinden fayda görme noktasında öngörü sağlayacağı ve 27,5 hafta veya 842,50 gr altındaki bebeklerde PDA'nın tedaviye dirençli olabileceği kanısındayız. Literatürde tedavi başarısızlığı için doğum haftasının ve doğum kilosunun düşük olmasının önemli olduğu literatürde bildirilmektedir, ancak literatürü taradığımızda eşik değer belirtilen bir çalışma bulunmamaktadır. Sonuç: Ülkemizde, artan morbidite oranlarını önlemek için öncelikli olarak yapılması gereken mevcut koşullarda morbidite sıklığının bulunması, risk faktörlerinin ortaya konmasıdır. Çalışmamız, morbiditelerin önlenmesinde ilk adım olan epidemiyolojik veriyi bölgemiz açısından ayrıntılı olarak ortaya çıkarmıştır. Bundan sonraki hedefimiz belirlenen risk faktörlerine yönelik teşhis ve tedavi yöntemlerinin takip edilmesi ve uygulanması olmalıdır. Anahtar Sözcükler: İleri derecede düşük doğum ağırlıklı preterm bebekler, prematürite, morbidite, mortalite, patent duktus arteriyozus, yüksek rakım