Alopesi areata tanılı çocuk ve erişkin hastaların trikoskopik özelliklerinin karşılaştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Tıp Fakültesi, DERİ VE ZÜHREVİ HASTALIKLAR ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BİLAL AKİF BABACAN

Danışman: Zeynep KARACA URAL

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Alopesi areata tüm yaş gruplarında görülebilen kronik, tekrarlayıcı,skar yapmayan saç kaybı hastalığıdır. Trikoskopi alopesi areata tanısında kullanılan non-invazif bir tanı aracıdır. Bu çalışmada, pediatrik ve erişkin alopesi areata hastaları arasında trikoskopik bulguların yaşa bağlı farklılıklarının değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Nisan 2024 ile Ağustos 2025 tarihleri arasında Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Hastanesi Deri ve Zührevi Hastalıklar Polikliniği'ne başvuran ve saçlı deride alopesi areata tanısı konulan hastaların dahil edildiği kesitsel gözlemsel bir çalışmadır. Çalışmaya 47 çocuk 77 erişkin olmak üzere 124 hasta katılmıştır. Planlanan hasta sayısına ulaşıldığında elde edilen dermatoskopik görüntüler 2 değerlendirici tarafından trikoskopik olarak incelenmiş ve sonrasında istatistiki olarak analiz edilmiştir. Çalışmaya alınan 124 hastanın 51'i kadın (%41.1), 73'ü erkek (%58.9) idi. Hastaların 47'si (%37.9) çocuk yaş grubunda iken (yaş<18), 77'si (%62.1) yetişkin yaş grubundaydı (yaş≥18). En sık gözlenen trikoskopik bulgular sırasıyla kısa vellus saçlar (%94.3 n=117), uzayan saçlar (%89.5 n=111), siyah noktalar (%79.8 n=99), boş foliküler açıklıklar (%77.4 n=96) idi. Lale saç erişkinlerde <18 yaş popülasyona göre anlamlı derecede daha sıktı. Diğer trikoskopik özellikler açısından gruplar arasında fark gözlenmedi. Gruplar; cinsiyet, hastalık dönemi, hastalık süresi, hastalık şiddeti, lokalizasyon, çekme testi, atak sayısı ve yama sayısı açısından benzerdi. Kadınlarda sarı noktalar erkeklerde ise uzayan saç, beyaz saç, eritem ve balpeteği pigment ağının görülme sıklığı anlamlı derecede yüksekti. Çekme testi pozitifliği erkeklerde kadınlara göre anlamlı derecede yüksekti. Çalışmamızda, literatürde tanımlanan trikoskopik bulgularla tam olarak örtüşmeyen, morfolojik olarak kendine özgü özellikler sergileyen ve "artefakt benzeri saç" olarak adlandırdığımız yeni bir saç formu tanımlanmıştır. Bulgular, trikoskopik paternin yaş faktöründen ziyade hastalığın aktivitesi ve şiddetiyle daha yakından ilişkili olabileceğini göstermektedir. Sonuç olarak, pubertal dönemde skalpte gözlenen fizyolojik değişikliklerin trikoskopik özellikleri anlamlı biçimde etkilemediği; ırk, cinsiyet, hastalık lokalizasyonu, hastalık süresi ve şiddeti, saç bakım alışkanlıkları, kullanılan cihaz, yöntem ve değerlendirme yöntemleri gibi faktörlerin sonuçlar üzerinde etkili olabileceği düşünülmektedir.