Palyatif bakım kliniği'nde yatmakta olan ve aile sağlığı merkezi'ne başvuran 65 yaş ve üzeri hastaların 65 yaş ve üzeri bireylere önerilen aşılara karşı tutumlarının değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: HÜSEYİN ÇELİK
Danışman: Kenan TAŞTAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç Çalışmamızda Erzurum ilinde Palyatif bakım kliniğinde yatmakta olan ve eğitim ASM'ye başvuran 65 yaş ve üzeri hastaların, kendilerine önerilen pnömokok, tetanoz, influenza ve covid-19 aşılarına karşı tutumlarının ve farkındalıklarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem Çalışmamız Erzurum Atatürk Üniversitesi Araştırma Hastanesi ve Erzurum Şehir Hastanesi Palyatif Bakım Kliniği'nde yatmakta olan ve Erzurum Aziziye Saltuklu ASM'ye başvuran 65 yaş ve üzeri hastalarda yapılan kesitsel ve tanımlayıcı bir çalışmadır. Katılımcılara yaş, cinsiyet, meslek, medeni durum, sosyal güvence, öğrenim ve gelir durumu, bakımını kimin üstlendiği, Palyatif Bakım Kliniği'ne yatırılma nedenleri, kronik hastalıkları ve kullandığı ilaçları sorgulayan anket uygulandı. 65 yaş ve sonrasında pnömokok, tetanoz, influenza ve COVİD-19 aşısı yaptırıp yaptırmadıkları soruldu. Aşıyı yaptıranların neden yaptırdıkları, aşıyı yaptırmayanların ise neden yaptırmadıklarının sebepleri sorgulandı. Katılımcıların hangi aşılara karşı tereddüt ettiği ve hangi aşıları reddettiği sorgulandı. Son olarak da katılımcılara aşı tereddütü ölçeği uygulandı. Tüm veriler araştırmacı tarafından katılımcılarla yüz yüze görüşülerek kaydedildi. Bulgular Bu araştırmada, palyatif bakım kliniğinde yatan ve aile sağlığı merkezine başvuran 65 yaş ve üzeri bireylerin, kendilerine önerilen tetanoz, pnömokok, influenza ve COVID-19 aşılarına yönelik tutumları değerlendirilmiştir. Çalışmada palyatif bakım grubunun yaş ortalaması 73.8±8 yıl, ASM grubunun yaş ortalaması ise 71.9±6 yıl olarak bulunmuştur. Palyatif bakım ve ASM gruplarında lise ve üzeri eğitim düzeyi sırasıyla %8 ve %16, okuryazar olmayanların oranı ise %36 ve %20 olarak saptanmıştır. Aşı yaptırma oranları incelendiğinde; tetanoz aşısı palyatif bakım grubunda %44, ASM grubunda %48; influenza aşısı sırasıyla %26 ve %62; pnömokok aşısı %38 ve %54 oranında uygulanmıştır. Çalışmaya katılanların en yüksek oranda yaptırdıkları aşı %67 oranla COVID-19 aşısı olmuştur. Katılımcıların %53'ü tetanoz ve pnömokok aşılarını, %50'si influenza aşısını ve %63'ü COVID-19 aşısını gerekli bulmaktadır. Aşı yaptırmanın en yaygın nedeni, doktor tavsiyesi olarak öne çıkmış; özellikle palyatif bakım grubunda aşı kararlarında doktor önerisinin etkili olduğu görülmüştür. Aşı yaptırmama nedenleri değerlendirildiğinde, tetanoz ve pnömokok aşılarında "hastalığı etrafımda görmediğim için gerek duymuyorum" yanıtı öne çıkarken, influenza ve COVID-19 aşılarında "hastalıktan korumadığı" gerekçesi belirtilmiştir. Aşıya karşı olumsuz tutum sergileyenlerin en yaygın gerekçesi ise "aşının güvenliğine dair endişeler" olarak saptanmıştır. Ayrıca, eğitim düzeyi arttıkça güvenilir bilgiye erişim eksikliği ve medyada yayılan olumsuz haberlerin tereddüt ve reddetme eğiliminde etkili olduğu görülmüştür. Aşı Tereddütü Ölçeği puan ortalamaları incelendiğinde, palyatif bakım grubunda 33.5±5.6, ASM grubunda ise 33.2±5.1 olarak bulunmuştur. Daha önce aşı yaptırmış bireylerin, aşı olmayanlara göre güven alt boyut puanlarının anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu gözlenmiştir. Çalışmanın bulguları, 65 yaş ve üzeri bireylerin aşılama süreçlerinde doktor tavsiyesinin önemini, güvenilir bilgiye erişim ihtiyacını ve özellikle bilgi eksikliğinin azaltılması gerekliliğini ortaya koymaktadır. Sonuç Her iki grupta da aşılar hakkında bilgi eksikliğinin yaygın olduğu ve güvenlik ile etkililik endişelerinin öne çıktığı görülmektedir. Aşı yaptırma kararı üzerinde en büyük etkiyi doktor tavsiyesinin oluşturduğu belirlenmiş; bununla birlikte, aşılara karşı tereddüt veya red tutumlarında katılımcıların hastalıkları yeterince ciddi görmemesi veya aşının koruyuculuğuna inanmaması gibi nedenlerin etkili olduğu görülmüştür. Palyatif bakım grubunda, özellikle pnömokok ve tetanoz aşılarında "hastalığı etrafımda görmediğim için gerek duymuyorum" ve "aşıların yararları hakkında bilgim yok" gibi gerekçeler sıkça dile getirilmiştir. ASM grubunda ise influenza ve COVID-19 aşılarında koruyuculuğuna yönelik şüphelerin daha fazla olduğu gözlemlenmiştir. Eğitim düzeyi düşük olan bireylerde aşı tereddütü ve bilgi eksikliği daha yaygın bulunmuş, okuryazar olmayan grupta tereddüt oranının yüksek olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak, hem palyatif bakım hem de ASM gruplarında aşı yaptırmayı teşvik etmek için bilgi eksikliğini gidermeye yönelik eğitim kampanyaları, sağlık personelinin bilgilendirici ve güven artırıcı konuşmaları, medya okuryazarlığı stratejilerinin geliştirilmesi önerilmektedir. Aşıların yarar ve olası yan etkileri hakkında görsel ve yazılı materyallerle desteklenen bilgilendirme faaliyetleri düzenlenmeli; özellikle düşük eğitim seviyesine sahip bireyler için anlaşılır dilde içerikler sağlanmalıdır. Sağlık kurumlarında aşılamayı kolaylaştırıcı hizmetler sunulması ve güvenilir bilgiye erişimin artırılması da öneriler arasındadır.