ST segment yükselmesi olmayan akut koroner sendromlu hastalarda anjiografik kollateral dolaşımın değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2014
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ZAKİR LAZOĞLU
Danışman: Hüseyin ŞENOCAK
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:ÖZET Giriş: Koroner kollateral dolaşım (KKD) genellikle kritik bir koroner darlık neticesinde gelişen vasküler yapılardır. Bu yapıların gelişmesinde lezyon ciddiyeti gibi anatomik nedenlerin yanı sıra bazı biyokimyasal ve klinik faktörler de suçlanmıştır. Ancak, KKD gelişmesine katkıda bulunan bu faktörler tam olarak incelenmemiştir. Biz bu çalışmada ST segment yükselmesi olmayan akut sendrom (NSTE-AKS) hastalarında koroner kollateral dolaşım ile klinik-biyokimyasal faktörlerin ilişkisini saptamaya çalıştık. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız kesitsel tarzda dizayn edilmiş olup, çalışmaya toplam 100 NSTE-AKS tanısıyla kliniğimize başvuran hastalar alınmıştır. Koroner anjiografide, koroner arterlerin herhangi birinde %80 üzerinde lezyon olması çalışmaya alınma kriteriydi. Koronerlerinde %80' den az lezyonu olan hastalar, KKD gelişimi için yeterli olmadığından çalışma dışı bırakıldı. Koroner kollateral dolaşım Rentrop sınıflamasına göre evrelendirildi. Hastalar kötü KKD olanlar (Grup-1, Rentrop evresi 0–1) ve iyi KKD olanlar (Grup-2, Rentrop evresi 2–3) olarak iki gruba ayrıldı. Tutulan damar sayısı, major epikardiyal arterlerde lezyon olması olarak tanımlanmıştır. TIMI 3 risk skoru daha önce tanımlandığı şekliyle ölçüldü. Bulgular: Çalışmaya toplam 100 NSTE-AKS hastası alınmıştır (yaş ortalaması 61.0±12.6 yıl, %56'sı erkek). Kötü KKD olan hastalarda, iyi KKD olan hastalara göre DM sıklığı daha fazla, Killip evresi daha yüksek, pre-infarkt angina varlığı daha az, bazal CK-MB ve başvuru beyaz küre sayısı daha yüksek ve SV-EF daha düşük saptandı. Diğer değişkenler için gruplar arasında herhangi bir farklılık saptanmadı. Hangi değişkenin KKD'ın bağımsız öngördürücüsü olduğunu tespit etmek için çoklu lojistik regresyon analizi yapıldı. Analiz sonucuna göre sadece DM varlığı (OR: 4,27, %95 GA 1,18 - 15,40, p=0,026) ve yüksek bazal CK-MB düzeyleri (OR:1,047, %95 GA 1,013-1,083) kötü KKD'nin bağımsız öngördürücüleri olarak bulundu. Kötü KKD'nin öngördürülmesinde Bazal CK-MB düzeylerinin en iyi şekilde tahmin edilmesi için ROC curve analizi yapıldı. Bazal CK-MB ≥30,5 U/l olması kötü KKD'nin tahmin edilmesinde %65 duyarlılık %64 özgüllüğe sahiptir (AUC:0.672, %95 GA 0.561-0.783, p=0,004). Sonuç: Çalışmamızda, NSTE-AKS, sorumlu koroner arterde KKD öngördürücülerini araştırdık ve hastaneye başvuru CK-MB düzeyi ile Diyabetes Mellitus varlığını, kötü KKD'nin bağımsız öngördürücüleri olduğunu saptadık.