Muhammed Âbid el- Câbirî’de Din-Akıl İlişkisinin Epistemolojik Analizi


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Felsefe ve Din Bilimleri Anabilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2013

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Mehmet Ulukütük

Danışman: Ruhattin Yazoğlu

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Muhammed Âbid Câbirî çağdaş Arap düşüncesinin tanınmış düşünürlerinden biridir. Arap-İslam düşüncesinde yeniden yapılanmanın yolunun tarihsel süreçte oluşmuş aklın ve işleyiş tarzının eleştirisinden geçtiğini düşünür. Ona göre tarihsel süreçte İslam düşünce geleneğinde bilginin elde edilmesinde ve epistemelere dayalı bir dünya görüşü inşa etme sürecinde başlıca üç temel epistemolojik paradigmadan söz edebiliriz. Beyân, irfân ve burhân. Câbirîye göre İslam-Arap geleneği işte bu üç epistemenin uzun soluklu mücadelesinin tarihidir. Bu mücadelede burhânî epistemenin irfânî ve beyânî tarafından bir takım saldırılara uğradığını düşünen Câbirî İslam dünyasının geri kalmasının, düşünce üretememesinin ve en önemlisi de modernleşememesinin baş sorumlusu olarak beyânî ve irfânî epismelerinin irrasyonel yöntem ve tavırlarını görür. Câbirî çağdaş dünyada yeniden yapılanmanın yolunun burhânî epistemolojik paradigmayı ihya etmekten geçeceğini savunur. Câbirî?nin tüm gayretlerinin İslam dünyasının mevcut kötü durumundan kurtuluş için reçeler hazırlamak olduğunu ancak bunu yaparken modernliğin ve aydınlanmanın temel ilkerini mitselleştirmeye çalışırken bu ilkelerin tarihselliğini göremediğini, kullandığı yapısalcı yaklaşımı ve rasyoneliteyi araçsallaştırdığını, İslam düşüncesinin bütünlüğünü ideolojik ve coğrafî tanımlamalarla ve kategorilerle yaraladığını, oryantalist tezleri yerlileştirdiğini, epistemolojinin karşısından ontolojiyi ve metafiziği göz ardı ettiğini tespit ettik.