Bipolar Bozukluğu Olan Hastalarda Serum Nörofilament Polipeptid Düzeyleri ve Bilişsel İşlevlere Etkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ELİF NUR DONBALOĞLU

Danışman: Halil Özcan

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş: Bipolar bozukluk (BB), depresyon, mani veya hipomani epizotları ile seyreden, semptomatik dönemler arasında normal olan ya da eşik altı belirti gösteren, yetiyitimine ve çoğu alanda işlev kaybına yol açtığı bilinen ciddi bir psikiyatrik bozukluktur. BB'ta bilişsel işlevlerde bozukluk görülebilmektedir ve bu bozulmada nörodejeneratif süreçlerin rol oynadığı düşünülmektedir. BB'ta mani veya depresyon dönemlerinde nörobilişsel bozulmaların varlığı bilinmekle birlikte; ötimik dönem üzerine yapılan çalışmalar bu dönemde de bilişsel fonksiyonlarda bozulmaların devam edebileceğini göstermektedir. Nörofilamentler (NF), hücre içi nöronal hücre iskeleti ara filament polipeptidleridir. Nörofilament hafif zincir (NF-L), nörofilament orta zincir (NF-M), nörofilament ağır zincir (NF-H) ve alfa-interneksin subunitleri bulunmaktadır. NF birçok nörolojik bozuklukta, santral sinir sistemi hastalıklarında ve bazı psikiyatrik hastalıklarda nöronal hasara karşı duyarlıdır. Çalışmamızda BB manik, depresif ve ötimik evlerinde NF-L, NF-M VE NF-H serum düzeylerini ve bu düzeylerin sosyodemografik, klinik ve The Central Nervous System Vital Signs (CNSVS) aracılığıyla nöropsikolojik işlevlerle ilişkisini araştırarak literatüre katkı sağlamayı planlamaktayız. Yöntem: Çalışmamız BB tanılı hastaların mani, depresyon ve ötimi dönemlerinde nöropsikolojik durumlarının ve yürütücü fonksiyonlarının CNSVS Bilişsel Performans - Dikkat Testleri aracılığıyla değerlendirilmesi; serum NF-L, NF-M, NF-H düzeylerinin değerlendirilmesi ve sağlıklı kontrol grubuyla karşılaştırılmasına yönelik yapılan kesitsel ve tanımlayıcı bir çalışmadır. Araştırmamızın örneklemi, Erzurum Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Hastanesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı kliniğinde yatarak tedavi gören veya polikliniğimize ayaktan başvuran, 18-65 yaş arası olgular arasından seçilmiştir. Örneklemimiz DSM-V' e göre BB Tip 1 tanısı almış olan 105 BB hastası (35 hasta manik epizotta, 35 hasta depresif epizotta, 35 hasta ise remisyonda olan hastalardan seçilmiştir) ve 35 sağlıklı gönüllüden seçilmiştir. Çalışmamıza katılan olgu ve kontrol gruplarına sosyodemografik veri formu, Hamilton Depresyon Derecelendirme Ölçeği (HAM-D), Young Mani Derecelendirme Ölçeği (YMDÖ), Kısa İşlevsellik Değerlendirme Ölçeği (KİDÖ), Klinik Global Değerlendirme Ölçeği (CGI), bilgisayar karşısında The Central Nervous System Vital Signs (CNSVS) Bilişsel Performans - Dikkat Testleri uygulanmıştır. Çalışmaya dâhil edilen hasta ve kontrol grubu katılımcılarından serum NF-L, NF-M ve NF-H düzeylerini değerlendirmek amacıyla venöz kan örnekleri alınmıştır. Bulgular: Çalışmamızda NF-L belirtecinin mani grubu ile remisyon grubu arasında ve remisyon grubu ile kontrol grubu arasında; NF-M belirtecinin mani grubu ile remisyon ve kontrol grupları arasında, depresyon grubu ile remisyon ve kontrol grubu arasında; NF-H belirtecinin ise mani grubu ile remisyon ve kontrol grupları arasında, depresyon grubu ile remisyon ve kontrol grupları arasında ve remisyon grubu ile kontrol grubu arasında anlamlı farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Çalışmamızda CNSVS ana bölüm puanları; mani ve depresyon gruplarında daha belirgin olmak üzere remisyon dönemindeki hastalar da dahil olmak üzere bipolar bozukluğu olan hastalarda sağlıklı kontrollere kıyasla anlamlı ölçüde daha düşük bulundu. BB olan hastalarda serum NF-M düzeyleri ile nörobilişsellik endeksi (NCI), kompozit hafıza, sözel bellek, karmaşık dikkat, bilişsel esneklik, yürütücü işlevler arasında zayıf derecede negatif korelasyon olduğu; serum NF-H düzeyleri ile ise NCI, sözel bellek, görsel bellek, psikomotor hız, tepki süresi, karmaşık dikkat, işlem hızı, yürütücü işlevler, sosyal keskinlik, basit dikkat, motor hızı, kompozit hafıza, bilişsel esneklik ile düşük derecede negatif korelasyon olduğu tespit edildi. Sonuç: Çalışmamızda BB mani, depresyon ve remisyon grupları ile sağlıklı kontrol grubu arasında serum nörofilament polipeptid düzeyleri ve CNSVS bilişsel performans – dikkat testleri sonuçlarının karşılaştırılması neticesinde elde edilen bulgular, bipolar bozuklukta serum nörofilament düzeylerinde yükselme olduğu ve bipolar bozukluğun nörobilişsel işlevlerde belirgin düzeyde bozulmaya sebep olduğu görüşünü desteklemektedir. Bulgularımızın bipolar hastalarda gelişebilecek nöronal hasarın belirlenmesi ve tedavi hedeflerinin şekillendirilmesinde yol gösterici olabileceği kanaatindeyiz. Anahtar Kelimeler: Bipolar Bozukluk, Nörofilament Polipeptidler, Yürütücü İşlevler, Nörodejenerasyon