Pankreatiko-duodenal travmalı hastaların tanı ve tedavi yöntemlerinin retrospektif irdelenmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2019
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: AGAH KORAY MANSIROĞLU
Danışman: Ahmet Bedii SALMAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:AMAÇ: Bu çalışmada 2010-2019 yılları arasında kliniğimizde pankreas ve/veya duodenum travması nedeniyle yatırılarak takip ve tedavi edilmiş olguların tanı ve tedavi yöntemlerini değerlendirmeyi amaçladık. GEREÇ VE YÖNTEM: Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Cerrahisi Kliniği'nde son 10 yılda pankreas ve/veya duodenum travmaları nedeniyle tedavi edilen 31 hasta retrospektrif olarak incelendi. Yaş, cinsiyet, geldiği şehir, hastaneye başvuru süresi, travma şekli, tanı yöntemler yaralanan organlar, yaralanma dereceleri, tedavi şekli, komplikasyon, yatış süresi, kan transfüzyon ihtiyacı ve mortalite oranları kaydedildi. BULGULAR: Kliniğimizde karın travması sonrası tedavileri ve takipleri yapılan 31 hastanın 23'ü (%74,9) erkek, 8'i (%25,1) kızdı. Olguların yaş ortalaması 9 yaş, en sık yaralanma sebebi 12 (%38,7) olgu ile bisiklet kazasıdır. Bunu 7'şer (%22,6) olgu ile trafik kazası ve çarpma takip etmektedir. Bisiklet kazası sonucu başvuran 12 olgudan 5 (%41,2) tanesinin fizik muayenesinde karın veya toraks cildinde bisiklet gidonu izine rastlanmıştır. Olguların 18'ine (%58,1) ek organ yaralanması eşlik etmiştir. Duodenum travmalarına en sık karaciğer yaralanması eşlik ederken (%50), pankreas yaralanmalarına en sık akciğer yaralanması eşlik etmiştir (%30,44). Tüm hastaların serum amilaz değerlerine bakılmış, hastaneye ilk başvuru anında alınan serum amilaz değerlerinin %83,9'unda yüksek çıktığı görülmüştür. 31 olgunun 30'una abdominal BT, 20'sine FAST işlemi yapılmıştır. Hastaların %54,8'ine konservatif tedavi uygulanırken %45,2'si opere edilmiştir. SONUÇLAR: Ortak anatomik bölge içinde yer alan pankreas ve duodenum travmaları oldukça nadir görülen, tanı ve tedavisinde tecrübe gerektiren patolojileri beraberinde taşımaktadır. Tanı konulması güç olan bu hasta grubunun tedavisinde klinik semptomların devamlılığı ve seyri cerrahi tedavinin seçilmesinde önemli rol oynamaktadır.