Koroner kronik total oklüzyonda oluşan kollateral dolaşımın etkinliğinin biyokimyasal olarak serum adropin düzeyi ile değerlendirilebilirliği
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: NOORULLAH HAMDARD
Danışman: Gökhan CEYHUN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Biz bu çalışmamızda serum adropin düzeyinin stabil iskemik koroner kronik total oklüzyonu olan hastalarda kollateral ile ilişkisini incelemeye aldık ve koroner revaskülarizasyonu açısından Japon kronik total oklüzyon skorlama sistemini kullanarak serum adropinin biyobelirteç öngörülebilir bir parametere olabileceğini araştırmayı amaçladık. Materyal ve Metot: 2022-2023 tarihleri arasında tek merkezli prospektif çalışma olarak kliniğimizde anjina ve ekivalanı ön tanısıyla tetkik edilerek koroner arter görüntüleme yapılan hastaların koroner arterinde aterosklerotik plak ve/veya lezyon tespit edilen stabil iskemik kalp hastalığı kontrol grubu 40 hasta ve koroner arterlerin herhangi birinde kronik total veya subtotal oklüzyon saptanan kollateral yaygınlığı olan 50 hasta çalışma grubuna dahil edildi. Tüm hastaların demografik ve klinik özellikleri kaydedildi. Adropin ve diğer kan parametreler ölçüldü, veriler IBM SPSS 20 (statistical package for social sciences) istatistik analiz programı ile yapıldı. Bulgular: Koroner kronik total oklüzyonu olan stabil iskemik kalp hastalığı çalışma grubunda ortalama serum adropin düzeyi 52.76 ± 41.7 pg/mL tespit edilirken stabil iskemik kalp hastalığı kontrol grubunda adropin serum düzeyi 35.76 ± 4.88 pg/mL tespit edildi. (p değeri<0.001) istatistiksel olarak anlamlı ölçüldü. Yüksek hassasiyetli C-reaktif protein çalışma grubunda ortalama 8.7 ±7 mg/dL olarak tespit edildi ve kontrol grubunda ise ortalama 5.3 ± 5 mg/dL p=0.050 gruplar arası sınırda anlamlılık kazandı. Sonuç: Çalışmamızın sonucunda serum adropin düzeyinin koroner kronik total oklüzyon oluşumu sırasında gelişen kollateral vasküler desteğin yaygınlığı ile ilişkili olduğunu bulduk. Serum adropin düzeyinin aynı zamanda koroner arter hastalığında risk faktörü olarak kabul edilen hipertansiyon, diyabetes mellitus, obezite, durumlarında serum düzeylerinin değişebileceğinden çalışma ve kontrol gruplarının risk faktörleri açısından homojenizasyonu istatistiksel olarak farklılık oluşturabileceği için koroner kronik total oklüzyonda kollateral gelişiminde serum adropin rolünün anlaşılabilmesi için daha geniş ve spesifik çalışma grupları önerilebilir.