Yenidoğan sepsisi tanısında enfeksiyon markeri olarak G-CSF (Granülosit koloni stimülan faktör)'nün önemi ve diğer parametrelerle karşılaştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 1998

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SACİDE YILMAZ

Danışman: Mehmet Cahit KARAKELLEOĞLU

Özet:

47 ÖZET Yenidoğan sepsisi, neonatolojinin önemli bir sağlık sorunu olup, yenidoğan döneminde sık görülmekte, mortalite ve morbiditesi yüksek izlemektedir. Bu çalışmanın amacı; yenidoğan sepsisinin tanısında kullanılmak üzere enfeksiyonun erken döneminde bakıldığında anlam ifade edecek bir markerin (G-CSF) önemini belirtmektir. Çalışma, Ekim 1996-Kasım 1997 tarihleri arasında A.Ü.T.F Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Kliniği Yenidoğan Departmanında neonatal sepsis ön tanısı ile yatan 60 yenidoğan hasta ve 30 sağlıklı, term yenidoğan üzerinde yapıldı. Yenidoğan sepsisi ön tanısı ile yatırılan hastalarda rutinde alınan sepsis kriterleri yanısıra, Kİ'nde üretilen nötrofillerin proliferasyon ve diferansiasyonunu sağlayan bir mediator olan G-CSF de bakıldı. Hastaların yarısında kan kültüründe üreme oldu, kalan 30 hastada kanda m. o üretilemedi. Bu da hastaların müracaat ettiklerinde almış oldukları antibiyotiğe ve yenidoğan sepsisinin klinikde birçok hastalığı taklit etmesine bağlandı. Enfeksiyon markeri olarak kullanmayı düşündüğümüz G-CSF; klinik olarak sepsisli hastalar ile kliniği laboratuarında desteklediği sepsisli hastalarda kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı bulundu (pO.001). Yine aynı çalışmada G-CSF'nin sensitivite, spesifite, (-) ve (+) prediktif değerlerine bakıldı. Sonuç olarak; YD sepsisinde G-CSF'nin yüksek sensitivitesi (%98) ve (-) prediktif değeri (%91) olması itibariyle güvenilir bir enfeksiyon markeri olarak kullanılabileceği kanaatine varıldı.